ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHARA EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

43 - MEVDUD-İ ÇEŞTİ (Rahmetullahi Aleyh)

Ölüm elbette vardır

 

Hace Mevdud-i Çeşti, aldığı işaretle,

Tahsil-i ilim için, yollandı hemen Belh’e.

 

O, Belh’e geldiğinde, karşıladı onu halk.

Çok hürmet gösterdiler, yanında toplanarak.

 

Ve lakin orada da, ona haset ettiler.

Kendisini imtihan etmeye yeltendiler.

 

Geldiğinin ertesi olan Cuma gününde,

Toplandı dörtyüz kişi o yerin camiinde.

 

Her biri sual sordu zahiri ilimlerden.

O, hepsine çok güzel cevaplar verdi hemen.

 

Sonunda dediler ki: (Bu kadar âlimsiniz.

Öyle ise ne için kaside dinlersiniz?)

 

Buyurdu ki: (Dinlerim ara sıra ve ender.

Büyüklerimizden de, var idi dinleyenler.

 

İbrahim ben Edhem de, bir zattı evliyadan.

O dahi kasideyi dinlerdi zaman zaman.)

 

Dediler ki: (Ama o, uçuyordu havada.

Sen de öyle yaparsan, inanırız sana da.)

 

O zaman Hace Mevdud, kuş gibi uçtu hemen.

Az sonra gelip girdi uçarak pencereden.

 

Onlar, inatlarına yine devam ettiler.

Kendisinden, başka bir keramet istediler.

 

Dediler: (Bu hareket, şeytani olabilir.

Zira sihirbazlar da bu işi yapabilir.

 

Şu taş, senin sıdkına olursa eğer şahit,

Rahmani olduğuna inanırız o vakit.)

 

Hace Mevdud, o taşa eyledi bir işaret.

Taş, onun davetine hemen etti icabet.

 

Geldi yuvarlanarak bu velinin yanına.

Sonra, dile gelerek başladı beyanına.

 

Dedi: (Ey müslümanlar,  bu zat büyük velidir.

Her işi dine uygun, doğru ve rahmanidir.)

 

Taş, bu sözü üç defa söyleyip, tekrar yine,

Yuvarlanıp, oradan avdet etti yerine.

 

Bu kerameti dahi görünce o insanlar,

Büyüklüğünü bilip, talebesi oldular.

 

Buyurdu: (Ey insanlar ölüm vardır, bu kati.

Ahirette bulunur her şeyin hakikati.

 

Orada iki yer var, ya Cehennem, ya Cennet.

İnsanlar, bu yerlerde kalırlar ilel ebed.

 

Dünyadaki işlerden, sorulur ince ince.

Cehenneme atılır cevap veremeyince.

 

Ameller, karşılıksız kalmıyor burada hiç.

Ya ebedi bir azap, ya da sonsuz bir sevinç.)

 

Buyurdu: (Kötülerle etmeyin arkadaşlık.

İyilerle oturup kalkmaya bakın sık sık.

 

Güçlü insan olarak bilirim ki ben şunu,

Nefsine hakim olup, yapmaz bir arzusunu.

 

Bir insan ki, nefsini etmemiştir terbiye,

Onun hiçbir sözünden, fayda gelmez gayriye.

 

Allah’tan çok korkanın şudur ki alameti,

Düşünür gece gündüz ölüm ve ahireti.

 

Yemek ile içmeyi hiç düşünmez o hatta.

Kendini, yolcu gibi hisseder bu hayatta.

 

Mahcup ve edeplidir, önündedir başı hep.

Ahirete maildir, dünyayı etmez talep.)

 

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan