|
43 - MEVDUD-İ ÇEŞTİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Keramet sahibiydi
Evliyanın büyüğü olan bu
mübarek zat,
Doksanyedi yaşında
eyledi Şamda vefat.
Henüz yedi yaşında
ezberledi Kur'anı.
İslama hizmet ile geçmiş
idi her anı.
Yirmidört yaşındayken,
babası etti vefat.
Onun talebesini,
devraldı kendi bizzat.
Kim ansaydı ismini,
sıkıntı zamanında,
İşitip, imdadına
yetişirdi anında.
Mübarek kabrinde de, dua
etse her kişi,
Bu zatın hürmetine,
hallolurdu her işi.
Henüz çocuk yaşında,
okuyorken mektepte,
Kıtlık vaki olmuştu
birden o memlekette.
İnsanlar, bu kıtlıktan
muzdarip oldular hep.
Çaresiz ona gelip,
ettiler yardım talep.
O, küçük bir çocuktu,
elini koydu yere.
Türlü nebat fışkırdı
oradan birden bire.
İnsanlar haber alıp, o
yere üşüştüler.
O çıkan nimetleri
toplayıp bölüştüler.
Öyle çok sebze, meyva
çıktı ki o gün hatta,
Bitiremiyorlardı
insanlar toplamakla.
Babası haber alıp,
çağırdı kendisini.
Şiddetle men eyledi
böyle eylemesini.
Dedi ki: (Ey evladım,
bizim ecdadımız, hep,
Keramet göstermekten
ettiler haya, edep.
Sana ne oluyor ki,
onlara uymadın da,
Keramet izhar ettin
insanların yanında?)
Lakin bu keramete,
muttali olmuştu halk.
Artık o, meşhur oldu (kutb-ül
aktab) olarak.
Çok ibadet eder ve çok
korkardı Allahtan.
Kaçardı büyük küçük her
hata ve günahtan.
Geceleri ağlar ve derdi
ki: (Ya ilahi!
Bilerek hiçbir günah
işlemedim Vallahi.
Eğer bağışlamazsan
günahımı ey Rabbim!
Yarın mahşer gününde, ne
olur benim halim?)
Nasihat istemişti bir
kişi kendisinden.
Buyurdu: (Emin olma
küfür tehlikesinden.
Nasıl bir kelimeyle
girerse iman ele,
Gidebilir o iman, yine
bir kelimeyle.
Hak teâlâ, imanı bizlere
etti ihsan.
Cennete, bunun ile
girecek cin ve insan.
Peygamber Efendimiz
buyurdular ki hatta:
(Müslümanlar geçerken
mahşer günü Sıratta,
Cehennem seslenir ki:
Biraz çabuk olunuz!
Ki, zira ateşimi
söndürüyor nurunuz.)
Biri daha nasihat istedi
kendisinden.
Buyurdu ki: (Evladım,
emin olma nefsinden.
Zira ondan başka bir
düşman yok sana daha.
Hatta senden ziyade, o,
düşmandır Allaha.
Onun her bir arzusu,
islama mugayirdir.
Ancak dine uymakla o,
yola gelebilir.
İslama ne kadar çok
uyulur ise eğer,
O da, isteklerinden, o
nisbette vaz geçer.
Çünkü onun sevdiği,
istediği ne varsa,
Dinin haram kıldığı
hususlardır bilhassa.
Onun da sevmediği her ne
ki varsa eğer,
İslamın emrettiği
şeylerdir hepsi birer.
Yani bu alçak nefsi yola
getirmek için,
Dine uymaktan başka,
yolu yoktur kişinin.)
|