ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHARA EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

41 - MUHAMMED BAKİ BİLLAH (Kuddise Sirruh)

Allah’ı hatırlatırdı

 

Muhammed Baki Billah Hakkın büyük velisi,

Rıza-i bari idi yegane, tek gayesi.

 

Giyinmede, yemede, hiçbir şeye özenmez,

Dünyalık bir nesneye, etmezdi asla heves.

 

Her gün, aynı yemeği getirseler de yine,

(Başka yemek getirin!) demezdi o birine.

 

Hep abdestli olmaya, ederdi sa’y-ü gayret.

Zayıf olduğu halde, yapardı çok ibadet.

 

Ve eğer bir yorgunluk gelse idi bedenen,

Kalkıp, abdest alır ve otururdu yeniden.

 

Sonra, yine yorgunluk gelseydi bedenine,

Abdest alıp, başlardı tekrar ibadetine.

 

İslamın her emrine, ederdi tam riayet.

Her bir edebe dahi, verirdi ehemmiyet.

 

Bilhassa dergahında, yemek pişirenlerin,

Abdestsiz olmasına, vermezdi asla izin.

 

Derdi ki: (Bir edebe, edilmezse riayet,

Kesilir feyiz yolu, insanı basar gaflet.)

 

Sevdiklerinden biri, dedi ki: (Ey Efendim!

Manevi hallerimde, bir tutulma var benim.

 

Kalbimde bir karartı hissediyorum, fakat,

Bilmem ki nedir acep işlediğim kabahat?)

 

Buyurdu ki: (Bu haller, günahtan hasıl olur.

Bilhassa yemeklerde olabilir bu kusur.)

 

O dedi ki: (Efendim, yemeklerde fakat biz,

Değişiklik yapmadık, hep aynı yemekteyiz.)

 

Buyurdu ki: (Kardeşim, düşünün siz bir yine.

Uymakta hata vardır, dinin bir edebine.)

 

Eve gelip düşündü, araştırdı o zat da.

Bir kusur bulamadı dine mütabaatta.

 

Sonunda öğrendi ki, birkaç gün önce meğer,

Ocağa, abdestsizken odun konmuş bir sefer.

 

Öyle yaratmıştı ki bu zatı cenab-ı Hak,

Onu gören, Allah’ı hatırlardı muhakkak.

 

Hadiste buyuruldu: (Yürüyen bir meyyiti,

Görmek isteyen varsa, görsün Ebu Bekir’i.)

 

Baki Billah’ı dahi, görseydi biri eğer,

Bu hadis-i şerifi hatırlardı her sefer.

 

Ve yine Resulullah, buyurdu ki bir defa:

(Onlar görüldüğünde, Allah gelir hatıra.)

 

İşte bu zatı dahi, görse idi her kişi,

Muhakkak hatırlardı, bu hadis-i şerifi.

 

Bir gün geçiyordu ki, hinduların köyünden,

Bazısının gözleri, takıldı ona birden.

 

Herbirisi Allah’ı hatırladılar derhal.

Birbirlerine dönüp, dediler ki: (Ne bu hal?

 

Nasıl bir kimsedir ki, şu giden zat ilerden,

Allah’ı hatırladık, görünce onu hemen.)

 

Halbuki şöhretten de, kaçıyordu pek fazla.

Buna sebep olacak yapmazdı bir şey asla.

 

Bazan dolaşır idi, çarşı pazar yerinde.

Otururdu bazan da, bir duvarın dibinde.

 

Kendisini, o kadar gizlemesine rağmen,

Yine de çekinirdi, insanlar heybetinden.

 

Öyle titiz idi ki, günahtan kaçınmakta,

Ondan daha fazlası, mümkün değildi hatta.

 

Talebesine dahi, hep bunu öğütlerdi.

Çok az bir hata görse, derhal ikaz ederdi.

 

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan