|
39 - YAKUB-İ ÇERHİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Büyük evliya idi
Allah adamlarından, çok
büyük bir evliya.
Gazne'nin, Çerh köyünde
teşrif etti dünyaya
İlim tahsil etmeğe,
Hirata gitti ilkin.
Mısır ve Buhara'da
bulundu tahsil için.
Çeşitli âlimlerden
okuyup, en nihayet,
Zahiri ilimlerde, aldı
mutlak icazet.
Dönmek üzereydi ki sonra
memleketine,
Bahaddin Buharinin
tutuldu sevgisine.
Onu görmek arzusu, öyle
kuvvetlendi ki,
Görünmez bir bağ ile,
çekildi ona sanki.
Tehir etti dönmeyi, bir
hikmet vardır diye.
Gitti büyük şevk ile
Bahaddin Buhariye.
İçeriye girince, buyurdu
ki bahusus:
(Tam dönecek zaman mı,
bize geliyorsunuz?)
Dedi ki: (Ey efendim,
seviyorum sizi ben.
Siz, çok büyük zatsınız,
biliyorum yakinen.)
Buyurdu ki: (Yanılma
olabilir teşhiste.)
Dedi ki: Resulullah
buyurdu ki hadiste:
(Hak teâlâ sever ve
seçerse birisini,
Kulların kalbine de,
düşürür sevgisini.)
Behaeddin Buhari,
tebessüm eyledi ve,
Sonra, (Biz Azizanız)
buyurdu kendisine.
Bu (Azizan) sözünü,
işitince o zattan,
Gördüğü bir rüyayı,
hatırladı o zaman.
Şöyle ki, rüyasında
denilmişti ki ona:
(Ey Yakub, sen de gidip
tâbi ol Azizan'a.)
Ona karşı sevgisi, oldu
daha ziyade.
Sonra da, gitmek için
istedi müsaade.
Dedi ki: (Ey efendim,
gidiyorum ve lakin,
Çare nedir, sizleri çok
hatırlamam için.)
Çıkarıp verdi ona,
mübarek takkesini.
Buyurdu: (Kullandıkça,
hatırlarsın hep beni.)
Ellerini öperek, ayrıldı
huzurundan.
Lakin memleketine, henüz
vasıl olmadan,
O zatın muhabbeti, set
oldu gitmesine.
Yarı yoldan dönerek,
huzura geldi yine.
Dedi: (Yoldan çevirdi,
beni muhabbetiniz.
Lütfen kabul edin de,
olayım talebeniz.)
Buyurdu ki: (Bu işe,
büyükler verir karar.
Bakalım ki, bu gece bize
ne buyururlar?
Onlar ,kalp casusudur,
girerler kalbinize.
Bakıp, vakıf olurlar
sizin himmetinize.
Eğer kabul ederse sizi
büyüklerimiz,
Bu gece belli olur, biz
de kabul ederiz.)
Yakub-i Çerhi der ki:
(Çıktım başım önümde.
Böyle çetin bir gece,
geçirmedim ömrümde.
Kabul edecekler mi acep
bu biçareyi?
Diye düşünerekten, zor
geçirdim geceyi.
O sabah namazını, kılar
kılmaz beraber,
Buyurdu ki: (Ey Yakub,
müjde, kabul ettiler.)
Böylece hizmetine girdim
bu büyük zatın.
Çıkardı zirvesine, beni
her kemalatın.)
|