|
37 - BEHAÜDDİN-İ BUHARİ
(Kuddise Sirruh)
At
kendini o suya!
Behaeddin Buhari, çok
büyük evliyadır.
Onun feyiz verdiği
binlerce kimse vardır.
Talebeden birini,
göndermişti bir yere.
O, işini halledip,
dönüyorken geriye,
Bir ağaç gölgesinde
oturup dinlenirken,
Yorgun olduğu için,
uyuyup kaldı birden.
Ve lakin rüyasında,
Behaeddin Buhari,
Hazretlerini gördü,
heybetliydi bir hayli.
Kendisine yaklaşıp,
buyurdu ki pür hiddet:
(Bu yerde uyunur mu,
burayı hemen terk et!
Burası, uyunacak yer
değil ey evladım!
Zira kurtlar dolaşır
etrafta adım adım.)
Uyanıp, gözlerini
açtığında, bu defa,
Gördü ki, iki aç kurt
geliyor o tarafa.
Fırlayıp, korku ile
uzaklaştı oradan.
Ve Kasr-ı arifana vardı
akşam olmadan.
Gördü ki, yola çıkmış
Buhari hazretleri,
Kendisini bekliyor, nice
zamandan beri.
Yanına yaklaşınca,
buyurdu ki: (Ey evlat!
Tehlikeli yerlerde olur
mu istirahat?)
Bir gün de, bu evliya,
talebeleri ile,
Yolculuğa çıkmışlar,
giderlerdi bir yere.
Yolları, bir ırmağa
uğradı en nihayet.
Su, heybetli akardı,
derindi hem de gayet.
Bakıp, Emir Hüseyin adlı
talebesine,
Buyurdu: (At kendini,
şu ırmağın içine!)
Emir Hüseyin dahi, hiç
tereddüt etmeden,
(Peki efendim) deyip,
atladı suya hemen.
Diğer talebeleri,
korkuya düştüler hep.
Dediler: (Hüseyinin ne
oldu hali acep?)
Ve nihayet bir müddet
geçer geçmez aradan,
Seslendi: (Ey
Hüseyin, çık gel şimdi
oradan!)
Çıktı Emir Hüseyin
anında dışarıya.
Üzeri kupkuruydu,
girmemiş sanki suya.
Talebe arasına oturunca
o gelip,
Hepsi gıbta ettiler, bu
halini seyredip.
O gün şahit olunca,
onlar bu keramete,
Teslimiyetleri de
çoğaldı o hazrete.
Behaeddin Buhari,
buyurdu: (Ey Hüseyin!
Suya atladığında, ne
gördün, söyle temin.)
Arz etti ki: (Efendim,
siz öyle emredince,
Kendimi, bir odada
buldum suya girince.
Gayet güzel döşenmiş bir
oda idi ki hem,
İnci ve yakutlarla süslü
idi muhteşem.
Ve lakin etrafıma
baktığımda o anda,
Hayret ile gördüm ki,
hiç kapı yok odada.
Nasıl çıkabilirim bu
odanın içinden?
Diye düşünürdüm ki,
farkettim sizi birden.
Siz, bir kapı gösterip,
elinizle açarak,
Bana buyurdunuz ki:
(Kapı burda, işte bak.)
Halbuki kapı yoktu,
odada biraz önce.
Ancak fark edebildim,
siz onu gösterince.
Açtığınız kapıdan,
dışarı çıkınca ben,
Sizin huzurunuzda
kendimi buldum hemen.)
|