|
37 - BEHAÜDDİN-İ BUHARİ
(Kuddise Sirruh)
Nefse muhalefet
Behaeddin Buhari,
buyurdu kendi hem de:
Tasavvufa girdiğim ilk
gençlik günlerimde,
Görseydim sohbet eden,
eğer iki mümini,
Yanlarına sokulur,
dinlerdim sözlerini.
Eğer Hak teâlâdan,
ahiretten, ölümden,
Bahsediyorlar ise,
ferahlardım gönülden.
Eğer konuştukları, para,
mal ve dünyalık,
Gibi mevzular ise,
duymazdım bir ferahlık.
O mevzular, ruhuma
verirdi bir eziyet.
Öyle konuşmalardan,
alamazdım bir lezzet.
Bir de, kumarhaneye
uğradı bir gün yolum.
Kumar oynayanları, durup
seyre koyuldum.
Oyun oynayanlardan vardı
ki iki kişi,
Kendinden geçmiş halde
yaparlardı o işi.
Öyle dalmışlardı ki
oyuna onlar hatta,
Hiçbir şeyin farkında
değillerdi adeta.
Bir tanesi, peşpeşe oyun
kaybediyordu.
Buna rağmen kumardan,
yine vaz geçmiyordu.
Üzerinde ne kadar parası
var idiyse,
Hepsini, o kumarda telef
etti o kimse.
Sonra koydu ortaya,
dünyalık varsa nesi.
O uğurda malının,
tamamen gitti hepsi.
Dünyalık bir varlığı hiç
kalmadığı halde,
Kumara iştiyakı,
oluyordu ziyade.
O kumarbazın hali, ibret
oldu bana tam.
Her şeyi gitmişti de,
ederdi yine devam.
Düşündüm ki: Bir insan,
haram şey olsa bile,
Devam edebiliyor yine
büyük hırs ile.
Ben dahi, Hak yolunda
edeyim böyle gayret.
Verir Rabbim bana da,
elbet muvaffakıyet.
Nefsimi ezmek için,
çalıştım daha fazla.
Bu hususta gevşeklik
etmedim bir gün asla.
Bunu başarmak için,
uğraştım gece gündüz.
Her şeyde dine uydum,
nefsime vermedim yüz.
Zira biliyordum ki,
nefse muhalefetle,
Bu yolda ilerlemek,
kolay olur gayetle.
Her ne edindim ise, ben
bu yolda velhasıl,
Nefsimle mücadele
etmekle oldu asıl.
Nefsi, ayak altına
almadıkça bir kişi,
Bu tasavvuf yolunda,
hallolmaz hiçbir işi.
Bu nefsi, en ziyade
tahrib eden de yine,
Sıkıca sarılmaktır,
dinin emirlerine.
Bir haramı yapmamak, bir
farzı eda etmek,
Nefsin ezilmesinde,
katidir tesiri pek.
İnsan, herhangi işte,
sünnete uysa eğer,
Bir yıllık riyazetten,
nefsi çok tahrib eder.
Kainatta ne varsa, fayda
gördüm hepsinden.
Ve lakin bir faide
görmedim şu nefsimden.
|