ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHARA EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

27 - ALİ RAMİTENİ (Rahmetullahi Aleyh)

Hace-i Azizan

 

İslam âlimlerinin çok büyüklerindendir.

Evliya-yı kiramdan, çok yüksek bir velidir.

 

Çok kısa bir zamanda, bitirdi tahsilini.

İlm-i batının dahi ikmal etti hepsini.

 

Üstadından aldığı feyiz, nur ve hidayet,

Sayesinde, kemale erişti en nihayet.

 

Elinin emeğiyle kazanıp yerdi helal.

Dokumacılık ile, eder idi iştigal.

 

O, dokumacıların piridir ki hem yine,

Bu yüzden, (Pir-i nessac) denilir kendisine.

 

Binüçyüz yirmisekiz yılında, bu büyük zat,

Yüzotuz yaşlarında, Harezm’de etti vefat.

 

Kabrinden nur yayılır cihana pek ziyade.

Ziyaret eyleyenler, ederler istifade.

 

Bir gün, hanelerinde kalmadı hiç yiyecek.

Yoktu misafirine bir şey ikram edecek.

 

Çok üzüntü olmuştu, bu, evdeki iyale.

Talebesinden biri, vakıf oldu bu hale.

 

Bir pilicin içini, pirinçle doldurarak,

Pişirip, takdim etti, onu ikram olarak.

 

Dedi ki: (Ey efendim, hoş görün lütfen bizi.

Ve kabul buyurun bu küçük hediyemizi.)

 

Hocası çok sevinip, sürur geldi kalbine.

O akşam ikram etti, onu misafirine.

 

Huzuruna çağırdı sonra o talebeyi.

Buyurdu ki: (İkramın, oldu makbul ve iyi.

 

Senin dahi şu anda, bir muradın var ise,

Şimdi hacet kapısı açıktır, söyle bize.)

 

O genç dedi: (Ey hocam, bir arzum var ki benim,

Sizin gibi olmaktır hayatta tek emelim.)

 

Buyurdu ki: (Evladım, bu, çok ağır iş fakat.

Bu sıkleti çekmeye, sende yok güç ve takat.

 

Çökerse, ezilirsin bu yük omuzlarına.

Başka şey talep eyle, tavsiyem budur sana.)

 

Genç yine ısrar edip, dedi ki: (Ey üstadım!

Sizin gibi olmaktan başka yok bir muradım.)

 

(Peki âlâ) buyurup, o genç talebesine,

Kuvvetli bir teveccüh buyurdu kendisine.

 

Onun bu himmetiyle, bir anda o genç kişi,

Onun derecesine erişti, oldu işi.

 

Fakat öyle bir hale geldi ki o sevgiyle,

Kendinden geçti hemen, o halin tesiriyle.

 

O sıkletin altında, ezildi hakikaten.

Kırk gün yaşıyabildi, o günden itibaren.

 

Kırkıncı gün, bu yüke takat getiremeyip,

Teslim etti ruhunu, nihayet (Allah!) deyip.

 

Bir anda, kendi gibi olunca o da aziz,

(Azizan) dedi ona, artık büyüklerimiz.

 

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan