ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHARA EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

17 - EBU BEKR-İ VERRAK (Rahmetullahi Aleyh)

Allah korkusu budur

 

Ebu Bekr-i Verrak ki, âlim ve evliyadan.

Pek fazla korkuyordu Allahü teâlâdan.

 

Hazret-i Hızır ile çok isterdi görüşmek.

Ve her gün, adetiydi, kabir ziyaret etmek.

 

Bir cüz Kur'an okurdu, her gün gidip gelirken. 

Yine ziyaret için, çıktı bir gün evinden.

 

Giderken bir ihtiyar, kendine görünerek,

Dedi ki: (İster misin benimle sohbet etmek?)

 

Onun bu teklifine, (Peki) dedi gönülden.

Zira çok sevimliydi, nur akardı yüzünden.

 

O kimseyle ziyaret ettiler kabirleri.

Ve yine konuşarak döndüler eve geri.

 

Ayrılırken, yaşlı zat dedi: (Ey biraderim!

Çok görmek istediğin o Hızır, işte benim.

 

Beni gördün ve lakin çok meşgul ettim seni.

Zira okuyamadın bu gün Kur'an dersini.

 

Zararı bu olursa Hızır ile sohbetin,

Düşün fenalığını malayani sözlerin.)

 

Bir oğlu var idi ki, temiz ve hoştu hali.

Mektebe gönderdi ki, öğrensin ilmihali.

 

Bu çocuğu, bir akşam geldiğinde mektepten,

Korkudan titriyordu, solmuştu yüzü hepten.

 

Çok üzülüp dedi ki: (Ey oğlum, ne bu halin?

Niçin soldun sarardın, niçin titrer bedenin?)

 

Dedi ki: (Hocam bana öğretti ki bir âyet,

Ben onun dehşetinden, korkuya düştüm gayet.

 

Müzzemmil suresinin, onyedinci âyeti,

Bildiriyor bizlere şu müthiş hakikati:

 

(Eğer kurtulmazsanız siz bu küfrün içinden,

Nasıl kurtulursunuz Cehennem ateşinden?

 

O kıyamet gününün korku ve endişesi,

Ak saçlı ihtiyara döndürür çok gençleri.)

 

Çocuğun hastalığı, gün be gün arttı hepten.

Bir müddet sonra ise, vefat etti bu dertten.

 

Ertesi gün, babası, ziyaret eyleyerek,

Ağladı göz yaşıyle şunları söyleyerek:

 

(Ey nefsim, bak şu oğlun, bir âyet işitmekle,

Korktu ve hastalandı, hatta öldü bu dertle.

 

Sen ise, bunca yıldır okursun bunu, lakin,

Sana bir şey olmuyor, taş mıdır senin kalbin?)

 

Buyurdu: (Çok uyumak, çok konuşmak, çok yemek,

Gönlü katılaştıran şeylerdir, kaçmak gerek.

 

Kalbi katılaştıran çok konuşmaktan murat,

Hiç günah karışmayan konuşmalardır fakat.

 

Yoksa, dine aykırı ve günah sözler ile,

Kalp katılaşmak değil, büsbütün ölür bile.)

 

Onu, öldükten sonra, biri gördü rüyada.

Baktı ki, hıçkırarak ağlıyordu orada.

 

Sebebini sordukta, buyurdu: (Ey kardeşim!

Öldüğüm günden beri, hep böyle yaş dökerim.

 

Zira bu, müminlere ait bir kabristandır.

Ve lakin iman ile gelebilen pek azdır.

 

Müslüman mezarlığı bilinir bu yer, fakat,

On kişiden, bir kişi imanla gelir heyhat!)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan