|
13 - HAKİM-İ TİRMİZİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Ey alçak nefis!
Hakim-i Tirmizi ki, evliyadan bir
kişi.
İnsanları gafletten ikaz idi hep
işi.
Pek fazla korkuyordu Allahü
teâlâdan.
Titizlikle kaçardı her günah ve
haramdan.
Gençliğinde, bir kadın geldi bir
gün yanına.
Konuşup, çirkin bir iş teklif
eyledi ona.
O bunu işitince, kan sıçradı
beynine.
Cevap bile vermeden, dönüp geldi
evine.
Lakin kadın, inada bindirdi bu
işini.
Hakim-i Tirmizinin bırakmadı
peşini.
Yalnız çalıştığını gördü bir gün
bağında.
Bunu fırsat bilerek, gelip bitti
yanında.
Lakin o, görür görmez kadının
geldiğini,
Derhal bağdan dışarı atıverdi
kendini.
Ve başladı kaçmaya, günahtan
korkusundan.
Kadın da, koşuyordu süratle
arkasından.
O kadının şerrinden, koştu çok
uzaklara.
Ve lakin ileride, rastladı bir
çukura.
Şöyle bir nazar etti, derindi
içerisi.
Haram işlemektense, yoktu başka
çaresi.
O edepsiz kadın da, geliyordu
ardından.
O çukura atlayıp, kurtuldu o
kadından.
O hadiseden sonra, geçti çok uzun
yıllar.
Yaşı da ilerleyip, oldu hem çok
ihtiyar.
Gençlikte geçirdiği halleri
düşünürken,
Bir ara hatırına, bu kadın geldi
birden.
Duydu bir an nefsinin şöyle
söylediğini:
(Niçin kabul etmedin onun o
teklifini?
O zaman gençtin henüz, ona peki
diyeydin.
Sonra da pişman olup, istiğfar
eyleyeydin.)
Nefsinden, bu düşünce gelince
kendisine,
Pek fazla üzülerek, şöyle dedi
nefsine:
(Ey günahlarla dolu habis ve
alçak nefis!
Sen, böyle düşünmekte görmez
misin hiç beis?
Kırk yıl önce, genç iken bunu
düşünmedin de,
Şimdi mi düşünürsün bu ihtiyar
halinde?
Kırk senedir çektiğin mücahede,
riyazet,
Ne oldu, gece gündüz o çalışma, o
gayret?
Gençken yüz vermedin de, sen o
adi kadına,
Pişman mı oluyorsun şimdi o
yaptığına?
Ey nefsim, sen ne alçak, na
hainmişsin meğer.
Şu ihtiyar halinle, düşünürsün
bak neler.)
Bir köşeye çekilip devamlı
ağlıyordu.
Gözlerinden, sel gibi yaşlar
akıtıyordu.
Öyle çok üzüldü ki nefsinin bu
sözüne,
Günlerce, rahat uyku girmez oldu
gözüne.
Girmemişti halbuki günaha hiç bir
zaman.
Sırf bu düşüncesine, üzülüp, oldu
pişman.
O kadar yükseldi ki, o, bu
pişmanlığıyle,
Böyle yükselemezdi pek çok
ibadetiyle.
|