ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHARA EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - HAKİM-İ TİRMİZİ (Rahmetullahi Aleyh)

İlim aşkı

 

Hakim-i Tirmizi ki, halis Allah adamı.

O idi zamanının büyük hadis imamı.

 

Genç iken, temiz kalbi yanardı ilim için.

Yollarını arardı ilim tahsil etmenin.

 

İki arkadaşıyla, bir gün karar verdiler.

(İlim için, sefere çıkmalıyız) dediler.

 

Gelip, bu kararını söyledi annesine.

Lakin o, çok üzülüp dedi ki kendisine:

 

(Ey yavrum ben hastayım, sen dahi biliyorsun.

Beni kime bırakıp, sefere gidiyorsun?)

 

Annesi üzülünce, vazgeçti bu fikrinden.

Ve lakin ilim aşkı silinmedi kalbinden.

 

O iki arkadaşı, gittiler tahsil için.

O ise, tenhalarda ağlardı için için.

 

Yine bir gün, gizlice bir yerde ağlıyordu.

Gözünden, yaş yerine kanlar akıtıyordu.

 

Diyordu: (Gitti onlar, ilim tahsil etmeye.

Sonra, âlim olarak dönecekler geriye.

 

Ben ise mahrum oldum, cahil kaldım burada.

Ya Rabbi, din ilmini nasip eyle bana da.)

 

Ağlayıp, gözlerinden akarken kanlı yaşlar,

O an geldi yanına nur yüzlü bir ihtiyar.

 

Çok sevimli biriydi, yaklaşarak yanına,

Buyurdu ki: (Ne için ağlarsın, söyle bana?)

 

Dedi ki: (İlim için gitti arkadaşlarım.

Ben, mahrum kaldığıma üzülüp de ağlarım.)

 

Buyurdu: (Madem sana dua eder validen,

Öyleyse, Allah seni mahrum etmez ilimden.

 

Ey yavrum, ister misin, her gün sana geleyim.

Din ilmini, tamamen sana ben öğreteyim.)

 

(Çok isterim) deyince o nur yüzlü ihtiyar,

Başladı ders vermeye, artık hep leyl-ü nehar.

 

Üç sene müddet ile, her gün geldi yanına.

Rabbimiz, o kimseyi gönderdi ayağına.

 

Üç yıl, ara vermeden ders aldı ondan bizzat.

Sonunda öğrendi ki, (Hızır)mış bu gelen zat.

 

Buyurdu ki: (Anneme devam ettim hizmete.

Kavuştum bu sayede, bu çok büyük nimete.)

 

Bir gün de buyurdu ki: Dinimiz üç esastır,

Önce (ilim) ve (amel), üçüncüsü (ihlas)tır.

 

Bir işi, Allah için yapmazsa eğer bir kul,

Hak teâlâ indinde o amel olmaz makbul.

 

Bir amelin, indallah makbul olması için,

İhlasla yapılması lazım gelir o işin.

 

İşin halisi ile bozuğu da, zahiren,

Çok benzer olsa bile, ayrıdır birbirinden.

 

(Hakiki çiçek) ile, bir yapma, (sun'i çiçek),

Ne kadar benzese de, ayrıdır, bu bir gerçek.

 

Bir hakiki çiçeği koklayın, kokar elbet.

İşte böyle mis gibi kokar halis ibadet.

 

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan