|
11 - ŞAKİK-İ BELHİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Övünme
malın ile
Halife Harun Reşid, bir gün Şakik
Belhiye,
Rica etti: (Bana bir nasihat
eyle!) diye.
Buyurdu ki: (Ey Harun, gaflete
gelme sakın.
Zira ölüm, insana uzak değil, çok
yakın.
Aldanma bu dünyanın mal ve
saltanatına.
Ahirette, bunların faydası olmaz
sana.
Düşün şimdi bir çölde, günlerce
kaldığını,
Hararetten susayıp, içinin
yandığını.
Tam ölecek bir hale gelmişken
susuzluktan,
Biri gelse yanına, hem de serin
su satan.
Senin, bu susuzluktan yanmışken
böyle için,
Ne kadar mal verirsin o suyu
almak için?)
Dedi ki: (Ne isterse veririm o
ücreti.
Olur mu o durumda, malın
ehemmiyeti?)
Buyurdu: (Yarısını isterse
servetinin,
Verir misin o şahsa, o suyu almak
için?)
Harun Reşid dedi ki: (Veririm
hemen elbet.
Zira ben ölüyorken, neye yarar bu
servet.)
Buyurdu ki: (Pekala, içtin ve
kandın suya.
Lakin atamıyorsun o suyu
dışarıya.
Yani bir damla bile, idrar
yapamıyorsun.
Şiddetli bir sancıyla, kıvranıp
duruyorsun.
O ara, bir başkası gelse senin
yanına.
Dese: Çare bulurum, senin
hastalığına.
Kalan servetini de talep etse o
hepten,
Acaba verir miydin halas için o
dertten?
Dedi: (Gayet tabii, seve seve
verirdim.
Ben sancıdan ölürken, neye yarar
servetim?)
Buyurdu: (Öyle ise, övünme malın
ile.
Bir içimlik su kadar kıymeti
yokmuş bile.)
Harun Reşid ağlayıp, dedi ki:
(Söyle daha.)
Buyurdu ki: Ey Harun, isyan etme
Allah'a.
Tövbeyi, bir an bile sakın
geciktirme ki,
İstiğfar edemeden ölebilirsin
belki.
Pişman olur, tövbeyi sonraya
bırakanlar.
Zira ecel, çok zaman, ani gelip
yakalar.
Bil ki halis müslüman, kimseyi
kötü bilmez.
Kimsenin arkasından, konuşup
gıybet etmez.
Tarifi şöyledir ki hakiki bir
müminin:
Elinden ve dilinden, insanlar
olur emin.
Tam yediyüz âlime sordum ki şu
suali:
(Akıllı bir insanın, nasıl olur
ahvali?)
Dediler: (Soğumuştur o kimse bu
dünyadan.
Ahiret hazırlığı içindedir
durmadan.
Bilir ki dünya fani, ahiret
ebedidir.
Ahiret günü için hazırlık
içindedir.
Dünya işleriyle de uğraşsa da
nihayet,
Lakin dünya malına, beslemez hiç
muhabbet.
Dünyadan, ahirete çevirmiştir
yüzünü.
İbadetle geçirir gece ve
gündüzünü.)
|