|
11 - ŞAKİK-İ BELHİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Genç iken tövbe etti
Belh şehrinde ikamet
ediyordu evvelden.
Tüccarlık yapıyordu,
henüz tövbe etmeden.
Türkistana gitmişti,
genç iken mal almaya.
O yeri merak edip,
başladı dolaşmaya.
Bir puthane görerek,
girdi hemen içeri.
O anda içeride, var idi
yaşlı biri.
İbadet ediyordu, o, bir
putun önünde.
Hayret içinde kaldı o
bunu gördüğünde.
Yanına yaklaşarak, dedi:
(Ne yapıyorsun?
Niçin sen, böyle cansız
bir puta tapıyorsun?
Bu putun, ne kendine, ne
sana faydası var.
Veremez hiç kimseye, ne
bir fayda, ne zarar.
Halbuki bir Sahibin var
ki seni yaratan,
Her türlü muradına
kavuşur Ona tapan.
O hakiki ilah da, Allahü
teâlâdır.
İbadet olunmaya, sırf
Onun hakkı vardır.)
O putperest dedi ki:
(Doğruysa söylediğin,
Niçin yurdundan çıkıp,
bu uzak yere geldin?
Bahsettiğin o Allah,
verirken sana rızık,
Sen, rızkını burada
arıyorsun, çok yazık.
Halbuki orada da
görülürdü bu işin.
Niçin ta buralara
uzandın rızık için?)
Bu sözden duygulanıp,
çok haklı gördü onu.
Oradan ayrılarak, tuttu
Belh'in yolunu.
Rastladı bu sefer de,
yolda bir mecusiye.
Ticaret yaptığını
söyledi o kimseye.
O dahi öğrenince ne için
geldiğini,
Bir şeyler söyleyerek
ikaz etti kendini.
Dedi: (Ticaret için
geldinse, yazık sana.
Rızk için gelinir mi
Belh'ten ta Türkistan'a?
Kısmetinde olmayan bir
rızkın peşindeysen,
Ele geçiremezsin,
yıllarca böyle gezsen.
Şayet kısmetin olan
rızıksa aradığın,
Ne için arkasında
koşuyorsun o rızkın?
Bil ki o, senin için
ayrılmıştır bir yana.
O gelip bulur seni,
lüzum yok aramana.)
Onun dahi sözünü
beğenip, oldu hayran.
O günden itibaren,
soğudu bu dünyadan.
Her iki kişinin de,
doğru bulup sözünü,
Dünyadan ahirete tam
çevirdi yüzünü.
Düşündü ki: Ahiret
lazımdır bana önce.
Çünkü hesap sorulur her
insana, ölünce.
Önce, islamiyeti
bilmeliyim mükemmel.
Sonra da, yapmalıyım
onunla iyi amel.
Beni, ibadet için
yarattı Hak teâlâ.
İbadet nasıl olur?
Bilmem lazım evvela.
O böyle düşünerek, ilme
verdi kendini.
Öğrendi ince ince, islam
bilgilerini.
Daha sonra çalışıp, oldu
büyük evliya.
Kararmış gönülleri,
diriltip etti ihya.
|