ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHARA EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - FERİDÜDDİN GENC-İ ŞEKER    (Rahmetullahi Aleyh)

Gaibden tokat  

 

Delhi’li genç bir adam, duydu ki Acuzan’da,  

Evliyadan bir kimse var imiş bu zamanda.

 

Feridüddin Genc Şeker derlermiş kendisine,

Düşündü ki: Gideyim o zatın beldesine.

 

Yanında tövbe edip, talebesi olayım.

Onun teveccühüyle, doğru yolu bulayım.

 

Bu halis niyet ile, sefere çıktı hemen.

Yolda, bir kasabaya uğradı çok geçmeden.

 

Lakin bir kötü kadın, o genci gördüğünde,

Onun güzelliğine aşık oldu o günde.

 

Onu aldatmak için, uğraştı pek çok, fakat,

Genç, o kötü kadına hiç etmedi iltifat.

 

Lakin kadın, sonunda birçok hiyle yaparak,

Meylettirdi kendine, o genci aldatarak.

 

Genç adam, tam elini uzatırken kadına,

Bir kavi tokat indi gaibden suratına.

 

Ve bir ses işitti ki: (Sen kime gidiyordun?

Ne için bu kadına aldanıp mağlup oldun?)

 

Bu ikaz üzerine, mahcup oldu genç kişi.

Dedi: (Doğru, ben nasıl yaparım haram işi?)

 

Çekti hemen elini, ona hiç dokunmadan.

Devam etti yoluna, dinlenmeden, durmadan.

 

Lakin bu hadiseden, pek fazla duygulandı.

Nihayet o velinin memleketine vardı.

 

Büyük bir merak ile sordu o ahaliye:

(Feridüddin Genc Şeker, bu yerde kimdir?) diye.

 

Dergahını bularak, yanına vasıl oldu.

Feridüddin Genc Şeker, ona şöyle buyurdu:

 

(Ey oğlum, sen gelirken, rastladın bir kadına.

Hiylesine aldanıp, tam düşerken ağına,

 

Şu tertemiz elini, ona hiç dokunmadan,

Kurtardı bir zat seni, o günah ve haramdan.)

 

Genç kişi dinleyince, onun bu sözlerini,

Anladı o yardımın, o zattan geldiğini.

 

Bu zat buyuruyor ki: (Hakiki bir müslüman,

Şöyledir ki, kimseye bir zarar gelmez ondan.

 

Çünkü o, bağlanmıştır kalben cenab-ı Hakka.

Bir mesuliyet hissi taşır o cümle halka.

 

Birine, bir fenalık düşünse de o insan,

Mani olur o işe, kalbindeki o iman.

 

La teşbih, bir köpeğin tasması varsa şayet,

Ondan, hiçbir insana bir zarar gelmez elbet.

 

Lakin yoksa tasması, o, sahipsiz demektir.

İmansız olanlara, işte bu, bir örnektir.

 

Sahipsiz bir köpeğin, her an ne yapacağı,

Belli olmaz ne zaman, kime saldıracağı.

 

Bunun gibi, imanı olmayan kâfirler de,

Zarar yapabilirler her insana, her yerde.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan