|
03 - EBÜL FETH
(Rahmetullahi Aleyh)
Kurtulan gemi
Ebül Feth anlatır ki:
Mısır'a, bir iş için,
Gitmek üzre, hocamdan
istedim bir gün izin.
Hocam, bu yolculuğu
tehlikeli gördüler.
Mısır'a gitmem için,
müsade etmediler.
Lakin benim istekli
olduğumu görünce,
İzin verip dedi ki:
(Git, fakat dinle önce.
Başın darda kalıp da,
tehlikeye düşersen,
Şu duayı okuyup,
hatırla bizi hemen.)
Daha sonra, açarak
mübarek ellerini,
Çok dualar etti ve yolcu
eyledi beni.
Yol arkadaşlarımla,
Antakya'ya ulaştık.
Bir gemiye binerek,
oradan yola çıktık.
O gece, çok şiddetli
rüzgar esti durmadan.
Sallanmaya başladı
gemimiz sağdan, soldan.
Batmak tehlikesiyle
karşılaştı gemimiz.
Büyük bir endişeye
kapılmıştık hepimiz.
Başladılar yolcular
tövbe ve istiğfara.
Korkup, ben de kendimden
geçmiş idim o ara.
Lakin birden hocamın gür
sesini işittim.
Diyordu: (Ey Ebül
Feth, sana ben ne
demiştim.
Ne çabuk da unuttun,
o duayı ve bizi.
Niçin dinlemiyorsun,
o nasihatimizi.)
Hocamın ikaziyle kendime
geldim derhal.
Baktım, gitmiş tamamen
bendeki korkulu hal.
O duayı okuyup, dedim:
(İmdat ey hocam!
Yüksek himmetinizi,
ediyorum istirham.)
O anda, su üstünden
birisi yürüyerek,
Geldi ve herkes ona
baktı hayret ederek.
Gemiye yaklaşınca,
gördüm ki o gelen zat,
Sesini işittiğim,
hocammış meğer bizzat.
Dua etti: (Ya Rabbi,
lütfet, deniz durulsun.
İçindeki insanlar,
tehlikeden kurtulsun.)
O an durdu dalgalar,
sakin oldu hem deniz.
Hocamın sayesinde,
kurtulmuştuk hepimiz.
Herkes hayret ederken,
bütün bu olanlara,
Hocam, gözler önünden
gaib oldu o ara.
Bu mübarek veli zat,
buyurdu ki bir gün de:
(Şiddetli acı duyar,
insanlar öldüğünde.
Bir araya gelse de
dünyadaki acılar,
Can acısı yanında, yine
de hiç kalırlar.
Sonra, kabir hayatı
başlar ki mezarında,
Karanlık, dar bir
yerdir, kimse olmaz
yanında.
Sonra, korkunç şekilde
gelerek Münker-Nekir,
Suale çekerler ki,
(Rabbin kim, dinin
nedir?)
Günahı nisbetinde,
mezarı sıkar onu.
Böcekler ve akrepler,
kemirir vücudunu.
Sonra, mahşer azabı
gayet zordur ve çetin.
İnsanlar, nice bin yıl
beklerler hesab için.
Sonra Mizan önünde,
başlar öne eğilir.
Beklenir ki hakkında,
nasıl hüküm verilir?)
|