|
01 - EBU BEKR-İ EBHERİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Kusuru kendinde gör
Ebu Bekr-i Ebheri,
evliya-yı kiramdan.
Şiddetle kaçınırdı, her
günah ve haramdan.
Öyle tesirliydi ki, her
sözü ve sohbeti,
Dinleyen, terk ederdi
günah ve masiyeti.
Her hali, şahit idi
evliya olduğuna.
Cemalini görenler, aşık
olurdu ona.
Ebu Bekr-i Ebheri, çıktı
bir gün evinden.
Geçiyordu bir bezzaz
dükkanının önünden.
O dükkan sahibinin vardı
ki bir evladı,
Bu zatı görür görmez,
kalbi ona bağlandı.
Yok idi babası da o
aralık dükkanda.
Lakin çocuk, herşeyi
unutmuştu o anda.
Dükkanı terk ederek,
peşinden gitti o an.
Zira hiç görmemişti,
böyle nurlu bir insan.
Biraz sonra babası,
avdet etti dükkana.
Oğlunu görmeyince, sordu
komşularına.
Dediler: (Gördü oğlun,
bir mübarek kişiyi.
Çıkıp gitti peşinden,
unutarak her şeyi.)
O, böyle bir malumat
alınca komşulardan,
Hakikatı bilmeyip,
gadaba geldi o an.
Arkalarından gidip,
tuttu hemen oğlunu.
İte kaka, dükkana
getirdi tekrar onu.
O mübarek veli zat,
görünce onu böyle,
O çocuğun haline
kederlendi haliyle.
Ertesi gün, adama bir
hediye alarak,
Doğruca dükkanına vardı
mahzun olarak.
Dedi ki: (Dün geceyi,
geçirdim çok bi-huzur.
Zira benim yüzümden, bu
çocuk oldu mağdur.
Bu işte, evladının yoktu
hiç kabahati.
Geldim ki, söyleyeyim
size bu hakikati.
Ayrıca, sizi dahi üzmüş
oldum böylece.
Bunun ızdırabıyla,
uyumadım dün gece.
Şu naçiz hediyemi, kabul
et de evladım,
Helal eyle hakkını,
budur senden muradım.)
O çocuğun babası,
duyunca bu sözleri,
Duygulandı, üzüldü,
yaşla doldu gözleri.
Dedi: (Aman efendim, bu,
olacak şey değil.
Veli olduğunuza, bu, en
açık bir delil.
Çünkü hata işleyen, dün
ben iken muhakkak,
Siz özür dilersiniz, bu,
ne üstün bir ahlak.
Üstelik, hediyeyle
gelmişsiniz buraya.
Bu haliniz, kalbimi
gafletten etti ihya
Dünkü hareketimden,
oldum çok müteessir.
Ve bu davranışınız, bana
çok etti tesir.)
Buyurdu: (Yapmasa da,
bir kul suç ve kabahat,
Yine o, kendisini, suçlu
görmeli fakat.
İnsan, bunu kendine
ederse adet, şiar,
Dünya ve ahirette,
muhakkak kârlı çıkar.)
Bu sözler de, fethetti o
kimsenin gönlünü.
Hep onunla geçirdi, geri
kalan ömrünü.
Bi-huzur = huzursuz
|