|
19 - AZİZ MAHMUD HÜDAYİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Altın olan yaprak
Aziz Mahmud Hüdayi
zamanında bir kimse,
Kimya ilmine karşı
meraklıydı nedense.
Birinden işitti ki: Aziz
Mahmud Hüdayi,
Gayet iyi bilirmiş
(Kimya ilmi)ni dahi.
Hemence geldi o gün, bu
zatın hanesine,
Bu babta merakını arz
etti kendisine.
Dedi: (Kimya ilminde,
çokmuş maharetiniz.
İsterim, bana dahi bunu
öğretesiniz.)
Aziz Mahmud Hüdayi, onun
geldiği saat,
Bir asmanın altında,
ederdi istirahat.
O asma ağacından,
koparıp bir yaprağı,
Okudu üzerine bir takım
duaları.
Gözünü, o veliden
ayırmıyordu o zat.
Ve ne okuyor diye,
dinliyordu pür dikkat.
O kimse, daha sonra
büyük hayret içinde,
Gördü ki, altın oldu
yaprak onun elinde.
Bir şey anlamamıştı,
rica etti: (Bunu siz,
Lütfen bir kere daha
tekrar eder misiniz?)
Aziz Mahmud Hüdayi, bir
daha tekrar etti.
Onun asıl maksadı, duayı
öğrenmekti.
Zira o, titizlikle
dikkat ederdi ki hep,
Yaprağa okuduğu o dua
nedir acep?
Yalnız onu öğrenmek
maksadıyla o kişi,
Rica etti: (Bir daha
tekrar edin bu işi.)
Üç defa tekrar etti Aziz
Mahmud Hüdayi.
Üçüncüde, nihayet
öğrendi o da iyi.
Dedi ki: (Çok kolaymış,
duayı ezberledim.
Onu ben de okuyup, altın
elde ederim.)
Kopardı kendi dahi
asmadan bir yaprağı,
Okudu üzerine öğrendiği
duayı.
Altın olacak diye
beklerken sevinç ile,
Gördü ki, değişme yok o
yaprakta hiç bile.
Çok üzüldü, bu işi
beceremediğine.
Asmadan, başka yaprak
koparıp aldı yine.
Ezberlemiş olduğu duayı
okuyarak,
Bekledi ki, altına
tebdil olsun o yaprak.
Lakin dönmediğini
görünce, mahcub oldu.
Çok tekrar ettiyse de,
asla yapamıyordu.
Dedi: (Aynı duayı
okuyorum ben buna.
Acaba ne sebepten
çevrilmiyor altına?)
Aziz Mahmud Hüdayi,
buyurdu ki o zaman:
(Dönüşmez, o duayı yüz
defa da okusan.
Zira bu iş, sadece
olmuyor dua ile.
O kadar kolay değil, hiç
uğraşma nafile.
Önce, alçak nefsini
terbiye etmelisin.
Ve onu, her pislikten
tam temizlemelisin.
Nefsi kimya etmeden, bu
ilme kavuşulmaz.
Nefis altın olmadan, bu
yaprak Altın olmaz.)
|