|
19 - AZİZ MAHMUD HÜDAYİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Yükselmek istiyordu
Zamanının büyüğü, Aziz
Mahmud Hüdayi,
Keramet ehli olup, büyük
evliya idi.
O, binbeşyüz kırkbirde
Şereflikoçhisar’da,
Tevellüd ettiyse de,
ömür sürdü Bursa’da.
Muhammed Üftade’den
feyiz alıp bir hayli,
Tasavvufta yetişip, oldu
büyük bir veli.
Sonradan Üsküdar'a
yerleşen bu büyük zat,
İstanbul'un halkını,
yıllarca etti irşat.
Çok zeki olduğundan,
okusaydı bir şeyi,
Anlayıp, ezberlerdi
hemen o meseleyi.
Tefsir ve hadis gibi
ilmin her branşında,
Büyük bir âlim oldu o
henüz genç yaşında.
Hocası Nazırzade,
yetişmiş olduğunu,
Görüp, yardımcılığa
yanına aldı onu.
Zahiri ilimlerde âlim
oldu o, fakat,
Tasavvuf ilmine de
ederdi çok iltifat.
Muslihiddin Efendi
namında bir velinin,
Sohbetine giderek,
feyizyab oldu ilkin.
Hocası Nazırzade,
gidince Edirne'ye,
Yirmisekiz yaşında, o da
gitti o yere.
Nazırzade, o yere vasıl
olduğunda ilk,
Kısa bir süre ile
yapmıştı müderrislik.
Sonra, kadı olarak
Şam’a, sonra Mısır'a,
Aziz Mahmud’u dahi
götürdü yanı sıra.
Orada, halvetiye
büyüklerinden olan,
Ders aldı Kerimeddin
adında bir hocadan.
Lakin o, bu zatlardan
tatmin olmuyordu pek.
O, bu yolda daha çok
istiyordu yükselmek.
Bir büyük arardı ki,
kâmil olsun o kişi.
Onun himmeti ile tamam
olsun bu işi.
Otuzüç yaşındayken Aziz
Mahmud nihayet,
Hocası Nazırzade,
Bursa’ya etti avdet.
Ferhadiye adında bir
ilim merkezine,
Gelerek, müderrislik
yapıverdi üç sene.
Lakin bir müddet sonra,
ölünce bu üstadı,
Aziz Mahmud, tayinen
Bursa'ya oldu kadı.
Bursa’da, senelerce
kadılık yaptı, fakat,
O, yine arıyordu
tasavvufta bir üstad.
Bu kadılık işini
yaparken o böylece,
Okuyup yattığında, rüya
gördü bir gece.
Cehennemi gördü ki,
şiddetle yanıyordu.
Ve azap görenlerden
birini tanıyordu.
Korku ile uyanıp, sabah
gitti işine.
O gün garip bir dava
ulaştı kendisine.
Bu davanın sonunda,
yapmadı hiç kadılık.
Zira aradığını bulmuş
idi o artık.
Hazret-i Üftade’yi
bulmuştu bu sayede.
O büyük evliyadan etti
çok istifade. |