|
16 - AHMED-İ KUDDUSİ
(Rahmetullahi Aleyh)
O dertli benim
Kuddusi hazretleri
yaşarken Niğde-Bor'da,
Makam sahibi biri, o
anda İstanbul’da,
Evinde otururken
sevdikleri ile hep,
Sordu ki: (Bu zamanın,
velisi kimdir acep?
Onunla bir hususta
görüşmek istiyordum.
Zira bir sıkıntım var,
çare bulsa diyordum.)
Dediler ki: (Bu kişi
Ahmed-i Kuddusi'dir.
Bu zat, Bor'da yaşar ve
zamanın velisidir.)
Hemen davet ettiler bu
zatı İstanbul'a.
O dahi bu davetle, aynı
gün düştü yola.
İstanbul'a varınca
Kuddusi hazretleri,
Mahalli kıyafetle, gelip
girdi içeri.
O makam sahibinin
etrafında bulunan,
Âlimler, bu mübarek zatı
gördükleri an,
İltifat etmediler
nedense kendisine.
O dahi bir köşede oturdu
öylesine.
O sohbet esnasında,
Kuddusi hazretleri,
Konuşmayıp, sadece
dinledi âlimleri.
Sonunda ev sahibi dedi:
(Ey üstadımız!
Siz dahi bu sohbette,
bir şey buyursaydınız.)
Buyurdu ki; (Ben yalnız,
dinlemeyi severim.
Konuşmak hususunda
sizden haya ederim.
Velakin bir vakayı
nakledeyim sadece.
Biri, Sarayburnu'nda
geziyorken bir gece,
Güzel bir hanım gelip,
sandala bindi, ama,
Bunun gözü, bir anda
takıldı bu hanıma.
Lakin fena cezbetti bu
hanım kendisini.
Hemen başka sandalla,
takip etti izini.
Vakta ki kadın çıktı
Üsküdar’da sahile,
O da indi peşinden,
yetişmek gayesiyle.
Hanım, köşkten içeri
atınca adımını,
Görmedi ondan sonra, bu
kişi o kadını.
Lakin unutamıyor onu hiç
bir an bile.
Hatta yanıyor kalbi,
onun muhabbetiyle.
Şimdi de, utancından
kimseye diyemiyor.
Bu derdime bir derman,
bir çare bulsam diyor.)
Sözünü bitirince Kuddusi
hazretleri,
Ev sahibi, gönderdi
diğer misafirleri.
Baş başa kalır kalmaz,
bu veliye, o bizzat,
Dedi ki: (İşte benim,
dediğin o dertli zat.
Benim başımdan geçen
şeyleri anlattınız.
Ve ondan halas edip,
beni rahatlattınız.
Zira siz, sözünüzü
bitirdiğiniz zaman,
O kadının sevgisi,
kalbimden çıktı o an.
Sizi, bu maksat ile
çağırmıştım evime.
Çok şükür teşrifiniz
çare oldu derdime.
İyice anladım ki, siz
gerçek velisiniz.
Çünkü benim derdimi,
sadece siz bildiniz.)
Sonra da bu veliye, bol
bol ihsan ederek,
Hürmetle uğurladı,
dualar eyleyerek. |