|
14 - ŞAİR NABİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Sakın terk-i edepten!
Osmanlı devletinde
yetişen bir şairdir.
İsmi Yusüf ise de,
(Nabi) diye meşhurdur.
Zamanın Sultanından izin
alıp bir kere,
Çıktı bir kafileyle,
hacca gitmek üzere.
Nabi’nin bulunduğu
kafilede, o zaman,
Devlet ricalinden de,
bulunurdu çok insan.
Resulullah'a olan sevgi
ve aşkı ile,
O, Hicaz yollarında,
uyumadı az bile.
Kafile yaklaşınca,
Medine'ye nihayet,
Zirvesine çıkmıştı,
ondaki bu muhabbet.
Her bir adım attıkça, o
sevgi artıyordu.
Kalbi, Resulullah'ın
aşkıyla yanıyordu.
O böyle yanıyorken,
sevgi ve muhabbetle,
Gördü ki, uyur biri,
ayakları kıblede.
Onu bu vaziyette görünce
Yusüf Nabi,
Üzüldü, kederlendi,
kırıldı ince kalbi.
Onu uyandıracak yüksek
bir sesle hemen,
O anda, şu şiiri okudu
düşünmeden:
(Sakın terk-i edepten,
kûy-ü mahbub-u Hüdadır
bu.
Nazargah-ı ilahidir,
makam-ı Mustafa'dır bu.
Müraatı edep’le, gir
Nabi bu dergaha.
Mutaf-ı kudsiyandır,
busegah-ı enbiyadır bu.)
Daha bir çok beytlerle,
Peygamber-i zişanı,
Methedip, uyandırdı o
gafil uyuyanı.
O kişi, bu şiiri
işitince Nabi’den,
Hatasını anlayıp,
doğruluverdi hemen.
Ve Nabi’ye sordu ki: (Ne
zaman yazdın bunu?
İkimizden başkaca, bunu
duyan oldu mu?)
Dedi: (Söylememiştim,
bunu ben daha önce.
İlk defa söylüyorum,
sizi böyle görünce.)
Bu cevabı duyunca, aldı
rahat bir nefes.
Dedi ki: (Aman Nabi,
duymasın başka bir kes.)
Yaklaşmıştı kafile o
sabah Medine'ye.
Vardılar ezan vakti,
mescid-i Nebeviye.
Velakin baktılar ki,
mescid-i Nebeviden,
Müezzinler bu şi’ri
okurlar hepsi birden:
(Sakın terki edepten
kûy-ü mahbubu Hüda'dır
bu,
Nazargah-ı ilahidir,
makam-ı Mustafa’dır bu.)
Nabi ile o kişi, şaşıp
hayretlerinden,
Gelip süal edince
müezzinin birinden,
Dedi ki: (Resulullah
bütün müezzinleri,
Rüyada ikaz edip,
verdiler ki şu emri:
(Bu sabah, ümmetimden
Nabi isminde bir zat,
Ziyarete gelir ki,
yakındadır şu saat.
Sabah, ezandan önce,
onun şu şiirini,
Okuyarak kutlayın,
buraya girişini.)
Biz de, Resulullah'ın
verdiği emre uyduk.
Bunu, Ondan öğrenip, hep
birlikte okuduk.)
Şair Nabi duyunca, bu
sözü müezzinden,
Sevinç gözyaşlarıyla
ıslandı yüzü birden. |