|
12 - ŞABAN-I VELİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Minderin altında
Bir zamanlar birinin,
bir zata borcu vardı.
O devrin parasıyla,
beşyüz akçe kadardı.
Bunu ödemek için, çok
çalıştığı halde,
Bir türlü biriktirip
veremedi yine de.
Alacaklı o adam, zaman
zaman gelerek,
İsterdi parasını, hem de
sitem ederek.
(Biraz mühlet ver) diye
yalvardıysa da ona,
O mühlet vermeyince, çok
üzüldü o buna.
Ve derhal bir velinin
kabrine gidiverdi.
Onu vesile edip, şöyle
dua eyledi:
(Ya Rabbi, benim halim
malumdur sana elbet.
Bu veli hürmetine, bu
acize yardım et.
Ödiyebilmem için beşyüz
akçeyi buna,
Bu borcum miktarınca
parayı gönder bana.)
O böyle halisane dua
edip dönerken,
Hatırına Şaban-ı Veli
geldi, aniden.
Huzuruna vardı ki, kimse
yoktu evinde.
Diz çökmüş otururdu,
ibadet mahallinde.
O içeri girince,
gösterip minderini,
Buyurdu ki: (Al bunun
altındakilerini.)
Halbuki henüz ona bir
şey söylememişti.
Ondan başka kimse de
yanına gitmemişti.
Çekinerek, bir miktar
para aldı ise de,
Utancından, hepsini
alamadı yine de.
Şaban-ı Veli ise,
buyurdu ki o zaman:
(Rabbimin ihsanıdır, al
hepsini oradan.)
(Peki) deyip o dahi,
alıverdi hepsini,
O an Şaban-ı Veli,
kaldırdı ellerini.
Onun için şöylece dua
etti Allah'a:
(Ya Rabbi, bu kulunu
darda koyma bir daha!)
Bu kişi, hem parayı, hem
duayı aldı ve,
Sevinç ve huzur ile,
döndü ve geldi eve.
Oradan getirdiği parayı
saydı hemen.
Gördü ki, borcu kadar
para almış o yerden.
Koşarak gitti hemen o
alacaklısına.
Borcunu ödeyerek,
şükretti Mevlasına.
Bu zat, bir sohbetinde
buyurdu: (Ey insanlar!
Bilin ki, her amelden,
ahirette hesap var.
O gün bütün günahlar,
olur hep aşikâre.
Mahcubiyet çok olur,
bulunmaz ama çare.
Halbuki o işleri
lalettayin bir insan,
Görecek olsa eğer,
mahvolur utancından.
Ve hele sevdikleri,
anne, baba, kardeşi,
Görecek olsa eğer, ne
hal alır o kişi.
Dünya ve ahirette mahcup
olmamak için,
İsyan etmemelidir emrine
Rabbimizin.
Zira buyuruldu ki:
Haram, ateş gibidir.
Haramı işleyenler,
ateşte yanabilir.
Bu dünyada, gülerek
haramı işleyenler,
Mahşerde, ağlayarak
Cehenneme girerler.) |