ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

08 - MEVLANA SEYYİD İBRAHİM       (Rahmetullahi Aleyh)   

Eden kendine eder

 

İbrahim Efendi’nin devrinde biri vardı. 

Bu zata dil uzatır, gıybetini yapardı.

 

Bu evliya hakkında, Allah'tan hiç korkmadan,

Uygun olmayan sözler söyler idi çok zaman.

 

O ise aldırmayıp, cevap bile vermezdi.

Ve (Her kim ne ederse, kendine eder) derdi.

 

Lakin Seyyid İbrahim sabrettikçe ona hep,

Daha da azıyordu, o ahlaksız, bi-edep.

 

Bir gün, hakaretinde gitti çok ileriye.

Gelip haber verdiler, İbrahim Efendi’ye.

 

Zaten o edepsizin, her sözü ve her hali,

Saplanırdı kalbine, hançer ve ok misali.

 

O zamana kadar hep, sabrettiyse de hemen,

Bu defa çok üzülüp, gayrete geldi birden.

 

Buyurdu: (Onun dili, döner mi acep yine?

Devam edebilir mi o hakaretlerine?)

 

Pek çok incindiğinden mübarek gönülleri,

Bu kadarcık söyledi o gayr-i ihtiyari.

 

O anda, o kimsenin tutuldu dili birden.

Hiç konuşamaz oldu, o andan itibaren.

 

Onu böyle görenler, dediler: (Bir veli’yi,

İncitenin ahvali, böyle olur tabii.

 

Gönlü kırık veli’nin, bir cümlesi sadece,

Bak ki, ne hale soktu o kimseyi hemence.)

 

Evliyaya buğz edip, dil uzatsa bir kişi,

Dünya ve ahirette, hüsrandır onun işi.

 

Evliyadan birini, kim üzerse dil ile,

Ne çeşit musibete uğrasa, azdır bile.

 

Evliya kullarına, böyle dil uzatmaktan,

Ya Rabbi, koru bizi, kalplerini kırmaktan.

 

Onların sevgisini, yerleştir kalbimize.

Onlarla haşr olmayı, nasib et yarın bize.

 

Bu zat buyuruyor ki: (Dünyada nehirler var.

Her biri, bir noktada denize varıyorlar.

 

Akış istikameti nasıl ise bir suyun,

Nereye varacağı bellidir bundan onun.

 

İnsanın ömrü dahi, bir yönde akar durur.

Onun akıbeti de, işinden belli olur.

 

Kimi, Cennet yolunu tutmuştur, öyle gider.

Kimi de, Cehenneme giden yolda ilerler.

 

Meyhaneye gidenle, camiye giden, elbet,

Aynı yere varmazlar ölünce en nihayet.

 

Yani alın yazısı icraattan bellidir.

Bunu anlamak için, keramet şart değildir.

 

Sen, kendi kaderini istiyorsan anlamak,

Her gün nasıl ameller işliyorsun, ona bak.

 

Allah'ın, bir kulunu sevmediğine nişan,

Faidesiz şeylerle uğraşır hep o insan.

 

Çalışmak ibadettir, müslüman tembel olmaz.

Gayret gösterilmeden, muvaffak olunamaz.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan