|
07 - HASAN HÜSAMEDDİN
UŞAKİ (Rahmetullahi Aleyh)
Ahiret ticareti
Evliyanın büyüğü,
keramet hazinesi,
Hazret-i Hüseyin'e
dayanır sülalesi.
Buhara diyarında doğan
bu mübarek zat,
Uşak’ta yaşadı ve
Konya'da etti vefat.
Babası tüccar olup, o
vefat ettiğinde,
Kendi de, ticarete
başladı akabinde.
Bir gece rüyasında,
kendine denildi ki:
(Dünya ticaretine, fazla
yorma fikrini.
Ahiret ticareti olsun
esas maksadın,
Dünya muhabbetini,
kalbine sokma sakın.
Ebedi saadeti ister isen
sen eğer,
Dünya mal-ü mülküne, bir
zerre verme değer.
Ahmed-i Semerkandi var
ki Anadolu'da,
Ona varıp teslim ol,
saadetin orada.)
Uyanınca, kendinde
hissetti bir başkalık.
Zira dünya sevgisi,
kalbinde yoktu artık.
Kavuşmak istiyordu, bir
an önce o zata.
Onun muhabbetiyle
yanıyordu adeta.
Miras kalan mallardan,
o, kendi hissesini,
Almayıp, kardeşine hibe
etti hepsini.
Kalbinde alevlenen, o
aşkın tesiriyle,
Ve rüyada aldığı, bu
manevi emirle,
Aylarca yol yürüyüp,
çekti mihnet ve zahmet.
Sonunda Erzincan’a vasıl
oldu nihayet.
Aşkı ile yandığı o büyük
veli, zira,
Erzincan'da ikamet
ediyordu o ara.
Sıdk ile bağlanarak, bu
hakiki rehbere,
Kavuştu tasavvufta,
yüksek derecelere.
Hüsameddin Uşaki, az
zamanda nihayet,
Bu mübarek üstaddan,
aldı mutlak icazet.
Hocasının emriyle
yerleşerek Uşak’a,
Şöhreti, günden güne
yayıldı garb ve şarka.
O zamanki padişah,
sultan Selim Han idi.
Şehzade Murad ise,
Manisa'da valiydi.
Şehzade, mektup yazdı
hazret-i Uşaki’ye:
(Padişahlık bana da
ulaşır mı ki?) diye.
Haberci, sürat ile gelip
vardı dergaha.
Selam verip, mektubu,
vermeden ona daha,
Buyurdu ki: (Şehzade,
etmesin fazla merak.
Padişahlık, filan gün
kendisine kalacak.
Durmayıp, İstanbul'a
hareket etsin hemen.
Başlasın vazifeye, fazla
vakit geçmeden.)
Şehzade, bu haberi
alınca düştü yola.
Gayesi, bir an önce
varmaktı İstanbul'a
Lakin yolda, bir başka
elçiyle karşılaştı.
Getirdiği mektubu, merak
etti ve açtı.
Sokullu Mehmet Paşa,
yazmıştı ki: (Ey Murat!
Selim Han vefat etti,
sana kaldı saltanat.)
Hazret-i Uşaki’nin
buyurduğu zamanda,
Sultan Üçüncü Murat,
fiilen geçti tahta. |