ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

07 - HASAN HÜSAMEDDİN UŞAKİ     (Rahmetullahi Aleyh)

Kabir ziyareti

 

Hüsameddin Uşaki, bir Allah adamıdır.

Sülalesi, hazret-i Hüseyin'e dayanır.

 

Rüyada kendisine, (Ahmed-i Semerkandi,

Hazretlerine varıp, ona tâbi ol) dendi.

 

Vardı o büyük zata, bu işaret üzere.

Huzurunda kavuştu, yüksek derecelere.

 

Ahmed-i Semerkandi, göçünce bu dünyadan,

Onun yerine geçip, yetiştirdi çok insan.

 

Daha sonra gelerek, yerleşti İstanbul'a.

Bir de dergah yapıldı Padişah fermanıyla.

 

Kasımpaşa semtinde yapılmıştı bu dergah.

Bu işle, bizatihi ilgilendi Padişah.

 

Adı Ali Efendi olan bir kimse vardı.

Kasımpaşa semtinde misk ve amber satardı.

 

Kokuları tartarken Ali Efendi, fakat,

Hak geçmesin diye de, ederdi fazla dikkat.

 

Bir yıl Ali Efendi, Haccı eda etmeye,

Memleketinden çıkıp, gidiverdi Mekke'ye.

 

Resulullah'ı dahi, ziyaret etmek için,

Medine'ye gitmeyi çok istedi velakin.

 

Ayağında ani bir hastalık olduğundan,

Ziyaret edemeyip, mahrum oldu o bundan.

 

Velakin bu dert onu, yiyip bitiriyordu.

Bir yandan ayakları ızdırap veriyordu.

 

Resulullahı gördü rüyasında bir gece.

O Server, kendisine buyurdu ki şöylece:

 

(Ya Ali, hiç üzülme, evine eyle avdet.

Evladım Uşaki'nin, kabrini et ziyaret.)

 

Bu manevi emirle, döndü memleketine.

Hazret-i Uşaki'nin vardı hemen kabrine.

 

Artık Ali Efendi, hergün işe giderken,

Hazret-i Uşaki’ye, okuyordu erkenden. 

 

Her gün bu ziyareti yaparak bizatihi,

Manevi derecesi, yükseldi onun dahi.

 

Bu zat buyuruyor ki: (Bir hayaldir bu dünya.

Yani bir görüntüdür, yahut kısa bir rüya.

 

Aynada görüntünün olması için dahi,

Bir aslının olması lazım gelir tabii.

 

İşte o asıllar da, Cennette bulunurlar.

Dünyadaki her şeyin, Cennette bir aslı var.

 

Cennet nimetlerinin, dünyadaki hayali,

Dinin emirleridir, namaz, oruç misali.

 

Keza Cehennemin de, misali var dünyada.

İçki, kumar misali haramlardır, bunlar da.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Çocuklar emanettir. 

Babanın vazifesi, ona din öğretmektir.

 

Nasıl ki mesul ise, sürüsünden her çoban,

Siz dahi mesulsünüz, çoluk çocuğunuzdan.

 

Emanete hiyanet olmayacağı gibi,

Onlara, dinlerini öğretmeli tabii.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan