ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - HAYYAT-I VEHBİ (Rahmetullahi Aleyh)

Terzi Baba

 

Erzincan’da yetişen, bir büyük evliyadır. 

Ledünni ilimlerde, o, geniş bir deryadır.

 

Dünyaya, zerre kadar hiç etmezdi muhabbet.

Bilakis ahirete ederdi fazla rağbet.

 

Anne ve babasının isteği üzerine,

Küçükken başlamıştı, terzilik mesleğine.

 

Her iyne batırışta, zikrederdi Rabbini.

Zira Allah sevgisi, doldurmuştu kalbini.

 

İyneyi çekerken de, (Allah) derdi o yine.

Zira Ondan gayrisi, hiç gelmezdi kalbine.

 

Halim ve selim olup, mütevazı idi pek.

Halini, insanlardan gizler idi mübarek.

 

Fakirleri çok sever, bunu belli ederdi.

(Onlarla oturmaktan hoşlanıyorum) derdi.

 

Bir fakir seyyah geldi Erzincan'a bir zaman.

Üstündeki paltosu, görünmezdi yamadan.

 

Eski ve yırtık olup, sökülmüştü her yeri.

Onu diktirmek için, gezdi çok terzileri.

 

Velakin hiç birisi, dikmedi paltosunu.

Hatta eline bile almadı kimse onu.

 

O zavallı fakire, hiç kıymet vermeyerek,

Savdılar başlarından, hem de alay ederek.

 

Dediler ki: (Şurada, git bul Terzi Baba'yı.

O diker üstündeki bu pejmürde abayı.

 

Bizim, böyle işleri, vaktimiz yok yapmaya.

Götür, bunu o yapsın, gelme artık buraya.)

 

Zavallı fakir yolcu, buldu Terzi Baba’yı.

Dedi: (Diker misiniz, şu çok eski abayı?)

 

Terzi Baba, dükkanda ona yer göstererek,

Oturttu önce onu, iltifatlar ederek.

 

Sonra da buyurdu ki: (Bırak onu sen bana.

İnşallah tamirini bitiririm yarına.)

 

O gün onu yıkayıp, temizledi en evvel.

Sonra, söküklerini tamir etti mükemmel.

 

Ertesi gün o fakir, geldiğinde dükkana,

(Paltonuz hazır) deyip, kalktı ve verdi ona.

 

Lakin öyle bir hale getirmişti ki onu,

Fakir, tanıyamadı hiç kendi paltosunu.

 

Zira baktı, yıkanmış, temizlenip dikilmiş.

Yepyeni gördü onu, sanki hiç giyilmemiş.

 

Çok sevinip, şükretti Allahü teâlâya.

(Borcum ne kadar?) diye, sordu Terzi Baba'ya.

 

Buyurdu ki: (Borcun yok, afiyetle giy onu.

Zira ben, Allah için diktim senin paltonu.)

 

Öyle memnun oldu ki, onun bu sözlerinden,

Elinde olmayarak, yaş aktı gözlerinden.

 

Ellerini açarak, dedi ki: (Ya ilahi!

Evliya kullarından, eyle sen bunu dahi.)

 

Onun bu duasını, Rabbimiz etti kabul.

Sonradan Terzi Baba oldu bir evliya kul.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan