|
01 - SADREDDİN-İ KONEVİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Manevi kumandan
Mevlana hazretleri,
Sadreddin Konevi’den,
Önce, göç etmiş idi, bu
dünya âleminden.
Cenaze namazını, vasiyet
gereğince,
Sadreddin-i Konevi
kıldırmak isteyince,
Birden bire ağlayıp,
kendinden geçti, fakat,
Bu halinden, hiç bir şey
anlamadı cemaat.
Kendine geldiğinde,
kıldırdı namazını.
Sonra sual ettiler ona
ağlamasını.
Buyurdu: (Namaz için,
geçtiğimde ileri,
Gördüm, saf saf dizilen
binlerce melekleri.
Peygamber Efendimiz,
imam olmuş onlara,
Cenaze namazını
kılarlardı o ara.)
O zamanlar orduda,
yüksek rütbeli bir zat,
Sadreddin Konevi’nin,
kabrine gelip bizzat,
Ziyaret eyleyerek, dua
etti bir nice.
Sonra da cemaate, hitab
etti şöylece:
(Her ne kadar orduda,
kumandan isek de biz,
Memleketin, zahirde olan
bekçileriyiz.
Velakin Sadreddin-i
Konevi gibi zevat,
Bu devletin hakiki
bekçileridir bizzat.
Biz böyle velilerin,
manevi desteğiyle,
Güç kuvvet buluyoruz,
Allah'ın izni ile.
Bunun için, ilk defa bir
yere gelince biz,
Önce bu velileri
ziyarete gideriz.)
Yine bir müslüman da, bu
zatı çok severdi.
Kabrine sık sık gelir ve
ziyaret ederdi.
Bir gün bazılarına
bağırıp çağırarak,
Kırmıştı kalplerini, hem
de haksız olarak.
Gece, gördü rüyada
Sadreddin Konevi'yi.
Buyurdu ki: (Evladım,
incitme hiç kimseyi.
Bu, Kâbe'yi yıkmaktan
günahtır daha fazla.
Onun için, kimsenin
kalbini kırma asla.)
Öyle tesir etti ki, ona
bu bir nasihat,
İncitmedi kimseyi,
ömründe artık bu zat.
İstanbul'dan Konya'ya
gitmiş idi biri de.
Lakin bir sıkıntısı var
idi o günlerde.
Konya'daki dostuna
anlatınca derdini,
Dedi ki: (Ziyaret et,
Konevi'nin kabrini.
Onun vesilesiyle dua
eyle Rabbine.
Hallolur bu sıkıntın, o
zatın hürmetine.)
O dahi bu velinin
türbesine giderek,
Dua etti, bu zatı vesile
eyleyerek.
Sonra da İstanbul'a,
Konya'dan çıktı yola.
Lakin kısa bir müddet,
Bursa'da verdi mola.
Henüz vasıl olmadan,
İstanbul'a bu kişi,
Bursa’dayken, bir gece,
halledildi o işi.
İşin çabukluğuna, kendi
de etti hayret.
Dedi ki: (Hakikaten, ne
çabuk etti himmet.)
O, Kur'an-ı kerim’den,
okusa her ne zaman,
Onun dahi ruhuna,
gönderir muntazaman.
|