|
02
- İMAM-I RABBANİ
(Kuddise Sirruh)
Hürriyet
nedir?
Abdülhak Dehlevi’ye
yazdığı mektubunda,
Şöyle buyurmaktadır (dert
ve elem) babında:
(İnsanlara her gelen bela
ve üzüntüler,
Acı görünseler de,
nimettir hepsi birer.
Dünyanın en kıymetli
sermayesi, bunlardır.
Yani kullara gelen dert ve
sıkıntılardır.
Bu dünya sofrasının en
tatlı yemekleri,
Dert ve musibetlerdir,
olsalar acı dahi.
Bu tatlı nimetleri, acı
ilaçlar ile,
Kaplayarak, imtihan
ederler bizi böyle.
Saadetli kimseler, bunu
görüp tabii,
Acı örtüleri de çiğnerler
tatlı gibi.
Hatta acılardan da,
alırlar tad ve lezzet.
Onlarca müsavidir nimet
ile musibet.
Nasıl tad almazlar ve
bulmazlar ki hem huzur,
Sevgiliden her gelen,
elbette tatlı olur.
Lakin kalp hasta ise,
duyamaz bu lezzeti.
Tedavi etmelidir en evvel
bu illeti.
Kalbin hastalığı da şudur
ki asıl yine,
Tutulmuş olmasıdır
Allah’tan gayrisine.
Allah aşıklarına gelirse
nimet ve dert,
Alırlar herbirinden, büyük
bir haz ve lezzet.
Hatta sıkıntılardan,
alırlar daha çok haz.
Nimetlerde, onlarca böyle
çok lezzet olmaz.)
Mirza Kılıcullah’a yazdığı
mektubunda,
Şöyle buyurmaktadır baş
sağlığı hakkında:
(Biz hepimiz, kudreti
altındayız Allah’ın.
Ve Onun huzuruna çıkarız
bugün yarın.
Dua ile fatiha okuyarak
ruhuna,
En büyük iyiliği yapınız
şimdi ona.
Çünkü ölü, denizde boğulan
kimse gibi,
Bir dua ve fatiha bekler
durur daimi.
Bir kuruntu, üzüntü
gelirse kalbinize,
Tövbe ve istiğfarı okuyun
devam üzre.
Gidermek için ise, korku
ve üzüntüyü,
Okuyun akşam sabah, iki
Kul e’uzü’yü.
La havle ve la kuvvete
illa billah okuyan,
Muradına kavuşup, korunur
her beladan.)
Molla Ali Keşmi’ye yazdı
ki mektubunda:
(Kulun her bir dileği ve
her bir arzusu da,
Sahibinin istek ve arzusu
olmalıdır.
Başka hiçbir dileği, hiç
bulunmamalıdır.
Eğer böyle olmazsa, o,
kulluk bağlarını,
Koparıp, kölelikten kaçmış
olur hasılı.
Hep kendi istekleri
ardınca giden kimse,
Esir olmuş demektir,
keyfine, yani nefse.
O, Allah’a değil de,
nefsine kuldur elbet.
Nefse esir olmuştur,
değildir hür ve serbest.
Allahü teâlâya kul olmak
ise ama,
Uymak ile mümkündür, tam
olarak islama.
Kim nefsin pençesinden
kurtarırsa kendini,
Elde etmiş sayılır asıl
hürriyetini.
Yani asıl hürriyet,
Allah’a kul olmaktır.
Onun izni olmadan, bir
adım atmamaktır.)
|