|
02
- İMAM-I RABBANİ
(Kuddise Sirruh)
Evliyanın anıldığı yere rahmet iner. (Hadis-i şerif)
Kabir azabı
Seyyid Mir Muhibbullah
adındaki bir zata,
Mektup yazıp, şöylece
başladı nasihata:
(Allah, bizi ve sizi,
şerefli ceddinizin,
Yolunda bulunmayı, her an
nasib eylesin.
Merhametli efendim, dünya,
kazanç yeridir.
Bu zaman da, devamlı, her
gün azalıverir.
Geçer ise bu ömür, hep
günah işlemekle.
Yarın pişman olmaktan
başka şey geçmez ele.
Öyle ise ölmeden, artık
uyanmalıyız.
Parlak olan bu dine, uygun
yaşamalıyız.
Ancak böyle yaparsak,
kurtulmamız umulur.
Ve böyle kazanılır ebedi
rahat, huzur.
İşte dünya hayatı, iş
yapacak zamandır.
Keyf yapıp eğlenecek
zamana daha vardır.
İnsan, iş zamanını, keyf
ile geçirirse,
Ne elde edebilir mahşer
günü o kimse?
Bir çiftçi, tohumunu ekmez
ise iş günü,
Yarın alabilir mi tarlanın
mahsulünü?)
Biri sual etti ki:
(Kabirdeki azaplar,
Rüyada acı duymak gibi mi
olacaklar?)
Buyurdu ki: (Katiyen, rüya
gibi değildir.
Kabirdeki azaplar, azabın
kendisidir.
Rüyada görünenle aynıdır
sanma sakın.
Onunla, bir ilgisi yoktur
hiç uzak yakın.
Çünkü kabir azabı, ahiret
azabıdır.
Hem ruha, hem bedene,
birlikte azap vardır.
Rüya ise, bir ruhun,
bedenden ayrılarak,
Bir şeyler görmesidir
sadece ruh olarak.
Hem de kabir azabı, ahiret
azabıdır.
Dünya azabı ise, ona göre
pek azdır.
Oradan, bir kıvılcım
dünyaya gelse eğer,
Dünyadaki her şeyi, hemen
yakar, yok eder.)
O dedi: (Rüyada da ve
insan ölünce de,
Ruh, bedeni terk edip,
çıkıyor neticede.
O halde niçin rüya,
dünyadan addedilir?
Kabirdeki azaplar, niçin
ahirettendir?)
Buyurdu ki: (Uykuda, ruh,
çıksa da bedenden,
Bu, keyfe, eğlenceye
gidene benzer aynen.
Gülerek, sevinerek evinden
çıkar, gider.
Yine sevinç içinde, geriye
eve döner.
Ölürken ki ayrılış,
benzemez buna fakat.
Değildir onun gibi hiç
neşeli ve rahat.
Bu dahi, şu kimsenin
haline benzer aynen:
Evleri, binaları
yıkılmıştır tamamen.
Vatanı haraptır ki, yoktur
artık bir evi.
Hiç dönmemek üzere, terk
etmiştir bu yeri.
Olmaz neşe ve sevinç böyle
bir terk edişte.
Çok acı ve güçlükler olur
böyle gidişte.
Uyuyan bir kimsenin
vatanı, bu dünyadır.
Ona, dünyaya uygun muamele
yapılır.
Öleninse vatanı, ahiret
olur artık.
Ona da iş yapılır, ahirete
muvafık.
Zira bir hadisinde buyurdu
ki o Server:
(Kıyameti kopmuştur,
ölürse insan eğer.)
|