|
02
- İMAM-I RABBANİ
(Kuddise Sirruh)
Ef’al-i
mükellefin
Cenab-ı Hak bizlere,
herşeyden daha evvel,
Doğru iman, itikat nasib
etsin mükemmel.
Sevgili Habibine uymayı
etsin ihsan.
Zira Ona uymakla, şeref
bulur her insan.
Çünkü cenab-ı Allah, Ona
tâbi olmayı,
Çok sever her bir işte,
yalnız Ona uymayı.
Hatta Ona uymanın, ufak
bir zerresi hem,
Üstündür ahiret ve dünya
lezzetlerinden.
Lazım ve zaruridir herkese
iman etmek.
Zira bu, Rabbimizin
emridir bize tek tek.
İman eden bir kimse, yapar
bütün farzları.
Ve terk eder bilcümle
haram ve günahları.
Resul'e iman etmek, kime
olsa müyesser,
Onu, mal ve canından daha
çok fazla sever.
Onun bu sevgisinin, şudur
ki işareti,
Her mekruhtan kaçınır ve
yapar her sünneti.
Ona, mubahlarda da, ne
kadar uysa insan,
Olur o, o derece kâmil,
olgun müslüman.
Resulullah her ne ki beyan
eylemişlerdir,
Beğenip, kalben kabul
etmeye (iman) denir.
Onun bir tek sözüne bile
inanmamaya,
Veya doğruluğunda biraz
duraklamaya,
Yani şüphe etmeye, (küfür)
adı verilir.
Böylece inanmayan kimseye
(kâfir) denir.
Allahü teâlânın, Kur’an-ı
kerim’inde,
Emrettiği şeylere, (farz)
denilir bu dinde.
Ve Kur'anda açıkça, her ne
ki men edilir,
Bu şeylerin hepsine, bu
dinde (haram) denir.
Allahü teâlânın açık
bildirmediği,
Yalnız Resulullahın
övdüğü, methettiği,
Veyahut devam üzre, ne
amel etti ise,
Yahut da yapılırken, görüp
men etmediyse,
Bu şeylerin hepsine, (sünnet)
adı verilir.
Sünneti beğenmemek, küfür
alametidir.
Beğenip de yapmamak, bir
suç değil ise de,
O sünnet sevabından mahrum
olur o kimse.
Onun beğenmediği şeylere (mekruh)
denir.
Bunlar, ibadetlerin
sevabını giderir.
Yapılması emir de, yasak
da edilmeyen,
Şeylerin tamamına, (mubah)
denir kâmilen.
Bu emir ve yasaklar, her
ne ki dinde vardır,
(Ef'al-i mükellefin)
diye adlandırılır.
İmanı ve farzları,
haramları öğrenmek,
Farzdır her müslümana
mükellef kadın, erkek.
İslamın şartı beştir, ilki
iman etmektir.
Sonra, namaz ve oruç, hac
ve zekat vermektir.
Bir kimse, iman edip, bu
dört farzı yaparsa,
O kişi müslim veya
müslümandır hülasa.
Bunlardan bir tanesi bozuk
olursa şayet,
O müslümanlık dahi bozuk
olur nihayet.
Dördünü de yapmayan, mümin
olsa da, fakat,
Onun müslümanlığı, olur
çürük ve sakat.
Böyle iman, insanı dünyada
korursa da,
Fakat imanla ölmek, çok
zor olur son anda.
|