ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMAM-I RABBANİ (Kuddise Sirruh)

Farzlar ve nafileler

 

İmam-ı Rabbani’nin Mektubat kitabında,

Şöyle buyuruluyor Nafileler babında:

 

(Allah’ın sevgisine, insanı kavuşturan,

Farzlar ve nafileler vardır ki dinde şu an,

 

Çok büyüktür bilhassa (Farz)ın ehemmiyeti.

Hiç kalır farz yanında, nafilenin kıymeti.

 

Bir farz, vakti içinde yapılırsa ihlasla,

Bin sene nafileden sevaptır daha fazla.

 

İster namaz ve oruç, isterse zikir, fikir,

Herhangi bir nafile olsa da, yine birdir.

 

Hatta farz içindeki sünnet veya bir edep,

Gözetilse, bunun da ecri çoktur yine hep.

 

Bir gün hazret-i Ömer, bir sabah namazını,

Cemaatle kılarak, gözetti Eshabını.

 

Lakin göremeyince birini o saatte,

Buyurdu: (Filan kimse, yok mudur cemaatte?)

 

Dediler: (Geceleri, o ibadet yapar hep.

Belki şimdi uykuya dalmıştır bundan sebep.)

 

Buyurdu ki: (Keşke o, gece hep uyusaydı.

Ve sabah namazını cemaatle kılsaydı.)

 

Yani islamiyet’te, bir edebi gözetmek,

Tenzihi olsa bile, bir mekruhu terk etmek,

 

Bütün nafilelerden, daha faidelidir.

Tahrimi mekruhları, artık düşünmelidir.

 

Evet, farzlar yapılır, haramdan kaçılırsa,

Ve bütün mekruhlardan, tamam sakınılırsa,

 

O zaman, nafileyi yapmak da güzel olur.

Eğer böyle olmazsa, hiç bir kıymeti yoktur.

 

Mesela bir müslüman, yarım gümüş alarak,

Bir müslüman fakire, verse (zekat) olarak,

 

Dağlar kadar altını, nafile niyetiyle,

Dağıtmaktan, kat be kat iyidir hatta bile.

 

Çünkü zekat, islamın farzlarından biridir.

Yani Hak teâlânın bize mühim emridir.

 

Nafile sadaka ve hayratın çoğu ise,

Çok defa riya olup, tatlı, hoş gelir nefse.)

 

Ve yine buyurdu ki: (Allah’ın rızasına,

Kavuşabilmek için, amel lazım insana.

 

Amelin de, doğru ve düzgün olması için,

Emir ve yasakları öğrenmek lazım ilkin.

 

Mesela namaz oruç, hac zekat, nikah talak,

Bütün bu bilgileri öğrenmeli muhakkak.

 

Bunlar bilinmedikçe, ameller doğru olmaz.

Yanlış yapılınca da, hiç sevap kazanılmaz.

 

Her şeyi öğrenmeden ve öğrendikten sonra,

Birer cihad vardır ki cümle müslümanlara,

 

Biri, ilmi her yerde aramak ve bulmaktır.

Diğeri de, o ilmi yerinde kullanmaktır.

 

Hem de (fıkıh bilgisi), herkese farz-ı ayındır.

Yani her müslümanın öğrenmesi lazımdır.

 

Dinimiz üç kısımdır, ilim, amel ve ihlas.

Bu üçü bulunmazsa, müslümanlık olamaz.

 

Bunların üçünü de, elde ederse insan,

Olmuş olur o kimse, kâmil, olgun müslüman.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan