|
02
- İMAM-I RABBANİ
(Kuddise Sirruh)
Can verme acısı
İmam-ı Rabbani’ye
sordular bir gün yine:
(Can vermenin acısı,
nasıl gelir ölene?)
Buyurdu: (Kardeşlerim,
ölüm'ün en hafifi,
Öyle şiddetlidir ki,
mümkün olmaz tarifi.
Anlatılamayacak kadar
zordur can vermek.
Hepimiz, bu acıyı
tadacağız tek be tek.
Ne zaman ki bir kişi,
gelse ölüm haline,
Sanki konur iki dağ
omuzu üzerine.
İynenin deliğinden
çıkacak sanır ruhu.
Yerle gök birleşir de,
arasında kalır o.
Sanki onun içinde, bir
dikenli çalı var.
Onu tutup, ağzından
kuvvetle çekiyorlar.
Takılmış etrafına
yüzlerce dikenleri.
Çektikçe, parçalıyor
takıldığı yerleri.
(Can verme)nin
acısı, fazladır hatta
şundan,
İnsana, yetmiş defa
kılıç vuruluşundan.
Velhasıl bu dünyanın, en
ağır elemleri,
Toplansa bir araya,
cümle işkenceleri,
Can verme acısının
yanında (hiç)tir yine.
Damla bile değildir
deryaya nisbet ile.
Öyle şiddetlidir ki
lakin (kabir azabı),
Hiç kalır ona göre can
verme ızdırabı.
Zira kabir, yakındır
ahiret hayatına.
Azabı da, çok benzer
oranın azabına.
Böyle şiddetli iken
kabir azabı dahi,
(Mahşerdeki azab)ın
yanında hiçtir tabii.
Damla'nın, bir derya'ya
nisbeti nasıl ise,
Bunlar da, birbiriyle
edilmez mukayese.
Mahşerde, binlerce yıl
bekleşirken insanlar,
Güneş, bir mızrak boyu
yaklaşıp halkı yakar.
Bir ayağın üstünde,
bulunur binbir ayak.
Günahlarına göre, tere
batar cümle halk.
Öyle çok sıkışır ki
kâfirler izdihamdan,
Temenni ederler ki,
kurulsa artık mizan.
Derler ki: (Hesabımız
görülse de hemence,
Bu şiddetli azaptan
kurtulsak bir an önce.
Cehenneme gitsek de
razıyız, ne yapalım.
Yeter ki, şu azaptan bir
nebze kurtulalım.)
Halbuki bilmezler ki,
Cehennemin ateşi,
Öyle şiddetlidir ki,
bulunmaz asla eşi.
Mahşer meydanındaki acı
ve sıkıntılar,
(Cehennem ateşi)ne
nisbetle hiç kalırlar.
Bir kum taneciğinin,
kainata nisbeti,
Ne ise, öyle çoktur
Cehennemin şiddeti.
Oradan bir kıvılcım
dünyaya gelse eğer,
Onun hararetinden, bu
dünya erir, biter.
Kalmaz aynı kararda
azaplar Cehennemde.
Gün geçtikçe, şiddeti
misliyle artar hem de.
Kurtuluş ümidi de
küffara olmaz elbet.
Bu acı azaplarda,
kalırlar ilelebet. |