|
02
- İMAM-I RABBANİ
(Kuddise Sirruh)
Nefsine düşmanlık et
İmam-ı Rabbani ki,
velilerin baş tacı.
Sözleri, Hasta olan Katı
kalpler ilacı.
Seyyitlerden birine
yazdı ki mektubunda:
(Ey yavrum, aman sakın,
gitme nefsin yolunda.
Çünkü düşmanındır o, ve
senin içindedir.
Şef olmak, başa geçmek
arzu, hevesindedir.
Onun bütün gayesi,
herkesten olsun üstün.
Ve herkes, ona karşı
eğilsin, boyun büksün.
Arzu etmez, kimseye
muhtac olsun kendisi.
Hiç istemez olsun bir
amiri, efendisi.
Onun bu istekleri, gelir
ki şu manaya,
Şerik, ortak olmak tır
Allahü teâlâya.
Yani mabud olmaktır,
onun için tek hedef.
İster ki, herkes ona
tapınsınlar malesef.
Hatta nefs-i emmare,
alçaktır ki o kadar,
Ortak olmaya bile,
eylemez pek itibar.
İster ki, kendi olsun
yalnızca amir, hakim.
Girsin onun emrine,
dünyada varsa her kim.
Bir hadis-i kudside
buyuruldu halbuki:
(Nefsine düşmanlık et,
bana düşman o çünki.)
Hasılı alçak nefsin, mal
mevki, rütbe makam,
Gibi arzularını kim
yaparsa bittamam,
Yardım etmiş sayılır
Hakk’ın bu düşmanına.
Ne bela gelse azdır, o
kimsenin başına.
Kul için, bundan feci
suç olur mu ki acep,
Rabbinin düşmanına,
yardımda bulunur hep?
Demek ki, mevki makam,
rütbe gibi her nimet,
Nefis için olursa,
hüsran olur akıbet.
Ve lakin istenirse,
nefse tâbi olmadan,
Günah değil, bilakis
sevap olur o zaman.
Bunlar, Hak teâlânın
dinine hizmet için,
İstenirse, Allah da
veriyor buna izin.
Hatta bu niyet ile,
mevki, makam istemek,
Allah’ın rızasına
muvafık da olur pek.
Yani bu isteklere,
karışmazsa hiç nefis,
Bunları istemekte,
dinimizce yok beis.
Şundandır ki Allah’ın
dünyayı sevmemesi,
Kötü isteklerine
kavuşturur hep nefsi.
Allah’ın düşmanına kim
etse yardım, medet,
O da, Hak teâlânın
düşmanı olur elbet.
Nefis, kurtulmadıkça
üstünlük hülyasından,
Zor olur kurtulması,
Cehennem azabından.
Ebedi felakete gitmeden
daha önce,
Onu, bu hastalıktan
kurtarmalı hemence.
(La ilahe illallah)
mübarek kelimesi,
Sık sık tekrarlanırsa,
temizler adi nefsi.
Ne zaman yoldan çıkıp,
azgınlık gösterirse,
Bu güzel kelimeye
sarılmalı o kimse. |