|
02
- İMAM-I RABBANİ
(Kuddise Sirruh)
Dünyada en güzel şey,
dünyayı sevmemektir.
(Kelam-ı kibar)
Ölünün mezardaki hali
İmam-ı Rabbani ki,
evliyanın baş tacı.
Söz ve nasihatleri hasta
kalpler ilacı.
Baş sağlığı olarak,
mektup yazıp birine,
Buyurdu ki: (O merhum,
kavuştu Sahibine.
Geride kalanlara, olsa
da zor ve çetin,
Razı olmaktan başka,
çare yok insan için.
Zira biz, Rabbimizin
kullarıyız çok aciz.
Ona boyun bükmekten,
başka yok bir çaremiz.
Dünyada kalmak için,
yaratılmadık ki hem.
Ecelimiz gelince, ölürüz
biz de o dem.
Hatta ölüm, benzer ki
dünyada bir köprüye,
Kavuşturur bir anda,
seveni Sevgili’ye.
Ölüm, müminler için
saadettir, nimettir.
Ve lakin kâfirlere, azap
ve felakettir.
En büyük yardım ise,
şudur ki bir mevtaya,
Ruhuna göndermektir bir
fatiha ve dua.
Zira Resul-i ekrem
buyurdu hadisinde:
(Şu kimseye benzer ki
ölü mezar içinde,
Denize düşmüş olup,
boğulmak üzeredir.
İmdat! diye bağırıp,
yardım istemektedir.
O, nasıl pek şiddetle
ederse yardım talep,
Meyyit de, mezarında bir
duayı bekler hep.
Öyle çok sevinir ki,
geldiğinde bir dua,
O kadar çok sevinmez,
verilse bütün dünya.)
Dediler: (Cahiliyiz
malesef dinimizin.
En birinci nasihat nedir
biz kullar için?)
Buyurdu: (Hasta ise, bir
kulun kalbi eğer,
İndallah makbul olmaz
yaptığı ibadetler.
Yani borcu ödenip,
görmese de hiç azap,
Lakin pek kazanamaz
fazla ecir ve sevap.
Kalbin bu hastalığı,
şudur ki, bilin yine,
Tutulmuş olmasıdır
Allah’tan gayrisine.
Belki de, kendisine
bağlanmış olmasıdır.
Bu, onun en birinci
mühim hastalığıdır.
Çünkü kul, kendi için
ister asıl her şeyi.
Kendi için arzular mal,
mevki ve rütbeyi.
Ve hatta çocuğuna
ediyorsa muhabbet,
Kendini sevdiğinden, onu
da sever elbet.
Nefsin esaretinden
kurtulursa bir kimse,
Sırf Allah’a kul olur,
Rabbine yönelirse.
Yani nefse değil de,
Rabbine uyarsa hep,
Nefsin arzusu için,
etmezse bir şey talep,
Gitmiştir kalbindeki o
şiddetli hastalık.
Mabudu nefis değil, (Allah)tır
onun artık.
Çünkü o, Allah için
yapar her bir işini.
Zira iman ve ihlas
kaplamıştır içini.
Sırf Allah rızasını
düşünür her bir işte.
Kendine tapınmaktan
kurtulmak budur işte.) |