ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMAM-I RABBANİ (Kuddise Sirruh)

Sizi müjdeliyordu

 

Üstadının yanında, iki ay etti hizmet.

Bu kısacık zamanda, aldı mutlak icazet.

 

Hocası Baki Billah, onu ilk gördüğünde,

Muhabbeti, kalbine işlemişti o günde.

 

Gösterip ona özel iltifat ve ilgiyi,

Anlattı hocasıyla olan şu hadiseyi:

 

Hocam İmkenegi’den aldığımda icazet,

Bana buyurdular ki: (Hindistan’a avdet et.  

 

Yetiştireceksin ki sen orada birini,

Kutb-u âlem olur ve ihya eder bu dini.)

 

Hocamdan ayrılarak, o gün yola koyuldum.

Sizin bulunduğunuz Serhend’e vasıl oldum. 

 

Rüya gördüm o gece, dediler ki gaibden:

(Bir kutb’un civarında bulunursun şimdi sen.)

 

Sonra, şemailini gösterdiler o kutb’un.

İşte siz o zatsınız, size müjdeler olsun.

 

Hakikaten İmam-ı Rabbani hazretleri,

Ne zaman ki ayrılıp, Serhend’e döndü geri,

 

Başladı etrafında insanlar toplanmaya.

Ve aldığı feyzleri etrafına yaymaya.

 

Hocası Baki Billah hazretleri hem dahi,

Bu zatın huzuruna gelerek bizatihi,

 

Talebe arasında, oturup bir köşede,

Bu yüksek bilgilerden ederdi istifade.

 

Yine bir gün, üstadı Muhammed Baki Billah,

Mübarek hanesine gelmiş idi bir sabah.

 

Lakin hizmetçisinden öğrendi ki o vakit,

Kalbiyle meşgul olup, değildi pek müsait.

 

Odasına girmeden, dedi ki hizmetçiye:

(Rahatsız olmasınlar şimdi biz geldik diye.)

 

Bekledi kapısında, çok edepli olarak. 

Lakin İmam, içerden biraz sonra kalkarak,

 

Derhal sual eyledi: (Kapımızda kim var ki?)

O, arz etti dışardan; (Fakir Muhammed Baki.)

 

O, bu ismi duyunca, koşup kapıyı açtı.

Üstadını, edep ve hürmetle karşıladı.

 

Bir gün de, mektup yazıp İmam-ı Rabbani’ye,

Onun üstünlüğünü getirdi şöyle dile:

 

(Efendim, buyurmuş ki Abdullah-i Ensari:

Beni yetiştirmiştir Ebül Hasan Harkani.

 

Lakin şimdi üstadım sağ olsaydı bu günde,

Hiçbir şey düşünmeden, diz çökerdi önümde.

 

Biz dahi gelmiyorsak huzurunuza sık sık,

Asla bunun sebebi, değil ihtiyaçsızlık.

 

Yüksek sohbetinize muhtacım ben de elbet.

Ve lakin gelmek için, bekliyorum işaret.

 

Size, talebem demek, sığmaz edep, hayaya.

Haddini bilmek düşer, biz gibi fukaraya.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan