|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
İmanın kıymeti
Mizan’da, bir müminin
günahı fazla olsa,
Cehenneme atılır, şefaat
olunmazsa.
Lakin günahı kadar
yandıktan sonra hemen,
Merhamete kavuşup,
çıkarılır ateş’ten.
Bin sene yansa bile, (iman)ı
hürmetine,
Kavuşur en sonunda,
Allah’ın rahmetine.
O gün, Mizan başına, bir
mümin getirilir.
Amelleri tartılıp,
günahı ağır gelir.
Cehenneme gitmesi
lazımken onun, yine,
Rabbimiz ona acır imanı
hürmetine.
Buyurur ki: (Halka
git, talep eyle bir
ecir.
O sevap sebebiyle, sen
dahi Cennete gir.)
O mümin sevinerek, gider
ehl-i mahşere.
Söyler bu arzusunu bir
hayli kimselere.
Bütün ehl-i mahşeri
dolaşsa da o ancak,
Bulamaz bir kimseyi
derdini anlatacak.
Zira kime gidip de,
talep etse bir sevap,
Malesef her birinden,
alır menfi bir cevap.
Derler: (Sen o sevabı,
başkasından iste git.
Zira ona, biz dahi çok
muhtacız şu vakit.)
Bu hale çok üzülüp,
beklerken böyle mahzun,
Yanına biri gelip, der
ki: (Ne istiyorsun?)
O, buna çok sevinip, der
ki: (Ey arkadaşım!
Cennete girmek için, bir
sevaba muhtacım.
Onu, bir çok kimseden
eyledimse de talep,
Red cevabı verdiler bu
hususta bana hep.)
O der ki: (Benim dahi,
şimdi bitti hesabım.
Ve lakin defterimde çok
cüz’iymiş sevabım.
O da, kâfi gelmiyor beni
Nar’dan halasa.
Onu sana vereyim, sen
kurtul hiç olmazsa.)
Çok sevinir o kimse,
alınca bu cevabı.
Varır tekrar huzura,
alarak o sevabı.
Hak teâlâ, bilse de
halini o kimsenin,
Yine sual eder ki:
(Ne ile geri geldin?)
O der ki: (Filan kimse,
yaptı bana bir hayır.)
Hak teâlâ o kulu,
huzuruna çağırır.
Ve ona buyurur ki:
(Ey kişi, bu gün benim,
Seninkinden fazladır,
müminlere keremim.
Madem sen ikram ettin bu
gün bu kardeşine,
Haydi, elinden tut da,
girin Cennet içine.)
Yine bir müslümanın
görülür ki hesabı,
Müsavi, eşit gelir
günahıyle sevabı.
Günahlar kefesine, (Üf)
yazan bir sahife,
Son anda konulur ki,
ağır gelir bu kefe.
Annesine bir defa (Üf)
deyip, etmiş isyan.
Bununla, Cehenneme emr
edilir o insan.
Melekler, Cehenneme
götürürken, bu defa,
O kişi, bir maksatla
bakar iki tarafa.
Hak teâlâ buyurur:
(Ne istersin ey kulum?)
O der ki: (Ya ilahi,
ateş’e layık oldum.
Bari ebeveynimin
işlediği seyyiat,
Neyse, bana yükle de,
onları eyle azad.)
Hak teâlâ buyurur:
(Sen, onlara dünyada,
Asi oldun ise de, ikram
ettin burada.
Haydi, anne babanın
ellerinden tutarak,
Birlikte Cennetime girin
sonsuz olarak.) |