ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMAM-I GAZALİ (Rahmetullahi Aleyh)

Müslümanlar, Allahü teâlânın dostudur. Kâfirler Allahın düşmanıdır. (Kelam-ı kibar) 

 

Ağızlar mühürlenir

 

Hak teâlâ mahşerde, ilk Cibril-i emine,

Sual eder, sonra da tek tek Resullerine.

 

Her Resul, kendisine inen o kitapları,

Allah’ın emri ile okurlar ayrı ayrı.

 

Yani Tevrat ve Zebur, sonra İncil ve Kur'an,

Okunur mahşer günü Resuller tarafından.

 

Daha sonra bir nida gelir ki: (Ey mücrimler!

Dostlarımın içinden, ayrılın şimdi sizler.)

 

Büyük bir korku gelir her insana o saat.

Gayet hareketlenir o esnada Arasat.

 

Herkes, korku içinde girer birbirlerine.

O anda Hak katından bir nida gelir yine.

 

Buyurur ki: (Ya Adem, evladının içinden,

Kimler Nar’a layıksa, onları gönder hemen.)

 

O dahi bin kişiden, dokuzyüz doksandokuz,

Kişiyi, Cehenneme tefrik eder bahusus.

 

Bir avuç mümin kalır arsa-i Arasat'ta,

Müminlerin Mizanı kurulur o saatta.

 

O zaman, bir münadi  çıkıp nida ederek,

Çağırır insanları hesab için tek be tek.

 

Lakin o gün, konuşmaz bu dil ile ağızlar.

İşlenen her amele, şahid olur a’zalar.

 

Bir kul getirilir ki Allah’ın huzuruna,

(Ey asi ve fena kul!) buyurur Allah ona.

 

O bunu inkâr edip, şunu sürer ileri.

Der ki: (Ben işlemedim o fena fiilleri.)

 

Hak teâlâ buyurur: (İnkâr etsen de yine,

Delil ve şahit vardır hep senin aleyhine.)

 

Getirilir o kulun Hafaza melekleri.

Ki, onlar kaydetmişti yaptığı amelleri.

 

(Kiramen katibin) de denilir ki onlara,

Gelip, şahit olurlar işlenen günahlara.

 

O kişi, onları da ederek red ve inkâr,

Der ki: (Onlar, hakkımda hep yalan söylüyorlar.)

 

Sonra mühür vurulur o kimsenin ağzına.

Ve (Konuşun!) denilir, cümle a’zalarına.

 

Bunu, Yasin suresi altmışbirinci âyet,

Şöyle beyan buyurur bizlere açık ve net.

 

(O kıyamet gününde, ben azimüşşan o gün,

Mücrimlerin ağzını mühürlerim büsbütün.

 

Ne ki işledilerse, onları ayrı ayrı,

Dile gelip söylerler elleri, ayakları.)

 

O asi kulun dahi ağzı mühürlenince,

Konuşur a’zaları bu emir mucibince.

 

Her ne ki işlediyse, fısk fücur, günah isyan,

A’zaları konuşup, ederler bir bir beyan. 

 

Sonra emr olununca Cehennemde yanmaya,

Onlar, a’zalarını başlarlar kınamaya.

 

(Ne için aleyhimde eylediniz şehadet?)

Deyip, a’zalarına ederler çok hakaret.

 

Onlar der ki: (Bu bizim değil ki elimizde.

Hak teâlâ emretti, beyan ettik hep biz de.)

 

Artık diyecekleri hiçbir şey kalmayarak,

Cehennem ateşine olurlar hepsi mülhak. 

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan