|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Müslümanlar, Allahü
teâlânın
dostudur. Kâfirler
Allahın düşmanıdır.
(Kelam-ı kibar)
Ağızlar mühürlenir
Hak teâlâ mahşerde, ilk
Cibril-i emine,
Sual eder, sonra da tek
tek Resullerine.
Her Resul, kendisine
inen o kitapları,
Allah’ın emri ile
okurlar ayrı ayrı.
Yani Tevrat ve Zebur,
sonra İncil ve Kur'an,
Okunur mahşer günü
Resuller tarafından.
Daha sonra bir nida
gelir ki: (Ey
mücrimler!
Dostlarımın içinden,
ayrılın şimdi sizler.)
Büyük bir korku gelir
her insana o saat.
Gayet hareketlenir o
esnada Arasat.
Herkes, korku içinde
girer birbirlerine.
O anda Hak katından bir
nida gelir yine.
Buyurur ki: (Ya Adem,
evladının içinden,
Kimler Nar’a layıksa,
onları gönder hemen.)
O dahi bin kişiden,
dokuzyüz doksandokuz,
Kişiyi, Cehenneme tefrik
eder bahusus.
Bir avuç mümin kalır
arsa-i Arasat'ta,
Müminlerin Mizanı
kurulur o saatta.
O zaman, bir münadi
çıkıp nida ederek,
Çağırır insanları hesab
için tek be tek.
Lakin o gün, konuşmaz bu
dil ile ağızlar.
İşlenen her amele, şahid
olur a’zalar.
Bir kul getirilir ki
Allah’ın huzuruna,
(Ey asi ve fena kul!)
buyurur Allah ona.
O bunu inkâr edip, şunu
sürer ileri.
Der ki: (Ben işlemedim o
fena fiilleri.)
Hak teâlâ buyurur:
(İnkâr etsen de yine,
Delil ve şahit vardır
hep senin aleyhine.)
Getirilir o kulun Hafaza
melekleri.
Ki, onlar kaydetmişti
yaptığı amelleri.
(Kiramen katibin) de
denilir ki onlara,
Gelip, şahit olurlar
işlenen günahlara.
O kişi, onları da ederek
red ve inkâr,
Der ki: (Onlar, hakkımda
hep yalan söylüyorlar.)
Sonra mühür vurulur o
kimsenin ağzına.
Ve (Konuşun!)
denilir, cümle
a’zalarına.
Bunu, Yasin suresi
altmışbirinci âyet,
Şöyle beyan buyurur
bizlere açık ve net.
(O kıyamet gününde, ben
azimüşşan o gün,
Mücrimlerin ağzını
mühürlerim büsbütün.
Ne ki işledilerse,
onları ayrı ayrı,
Dile gelip söylerler
elleri, ayakları.)
O asi kulun dahi ağzı
mühürlenince,
Konuşur a’zaları bu emir
mucibince.
Her ne ki işlediyse,
fısk fücur, günah isyan,
A’zaları konuşup,
ederler bir bir beyan.
Sonra emr olununca
Cehennemde yanmaya,
Onlar, a’zalarını
başlarlar kınamaya.
(Ne için aleyhimde
eylediniz şehadet?)
Deyip, a’zalarına
ederler çok hakaret.
Onlar der ki: (Bu bizim
değil ki elimizde.
Hak teâlâ emretti, beyan
ettik hep biz de.)
Artık diyecekleri hiçbir
şey kalmayarak,
Cehennem ateşine olurlar
hepsi mülhak.
|