|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Cehennemin kükremesi
Emreder Hak teâlâ
(Cehennem gelsin!)
diye.
Ona bir korku gelir ve
başlar titremeye.
O gelen meleklere, eder
çok feryat, figan.
Ve der ki: (Ey melekler,
Rabbimiz bana şu an,
Azab ettirmek için bir
mahluk halk etti de,
Azap mı edecektir onunla
bu vakitte?)
Derler ki: (Öyle değil,
seninle cenab-ı Hak,
Küffarın cezasını
verecektir muhakkak.
Biz de, bu maksat ile
sana geldik esasen.
Sen dahi bunun için
yaratılmıştın zaten.)
Onu, yetmişbin iple
çekerler kuvvetlice.
Ve her ipte, yetmişbin
halka vardır bir nice.
Her halkada, yetmişbin
vardır ki zebaniler,
Her biri, ayrı ayrı
dağları devirirler.
O zaman, Cehennemin öyle
bir bağırması,
Olur ki etrafına öyle
ateş saçması,
O şiddet ve gayz ile
gelir bir galeyana.
Yedi kat asumanı boğar
siyah dumana.
Mahşere, bir senelik bir
mesafe var iken,
Bir ara, meleklerin
kurtulur ellerinden.
Gümbürtüsü, şiddeti öyle
olur ki hatta,
Bir yıllık mesafeden
duyulur Arasat’ta.
Ehl-i mahşer, bu sesi
işitip çok korkarlar.
Hemen birbirlerine, (Bu
ne?) diye sorarlar.
Sonra öğrenirler ki,
(kurtulmuş da Cehennem,
Ehl-i mahşer üstüne
geliyormuş şimdi hem.)
Bunu duyan herkesin,
çözülür dizi bağı.
Oldukları yerlere çöker
hep mahşer halkı.
Hatta Peygamberler de,
korkuya kapılırlar.
Çoğu, Arş-ı a’laya
korkuyla sarılırlar.
(Nefsî! nefsî!) diyerek
o zaman her Peygamber,
(Bu gün nefsimden başka
hiçbir şey istemem) der.
Yalnız Peygamberimiz,
eder ki şöyle niyaz:
(Ya Rabbi, ümmetime ver
selamet ve halas.)
O zaman Cehennemden
çıkar ki öyle bir ses,
Boğulma noktasına
gelirler o an herkes.
Korkudan, bitkin hale
gelerek ehl-i mahşer,
Yüzleri üzerine
kapaklanıp düşerler.
Ve hatta şiddetinin
çokluğundan Cehennem,
İkiye ayrılacak bir
hale gelir hemen.
Hak’tan başka kimseden
bir ümit kalmadığı,
Korkudan, hiç kimsenin
kımıldıyamadığı,
Bir zamanda, ortaya
çıkar Hakkın Habibi.
Cehennemi durdurup,
kendine kılar tâbi.
Buyurur: (Dön geriye,
hor ve hakir olarak!
Ki, gelsin sana sonra
kimler ise müstehak.)
Sakinleşir Cehennem bu
ikaz üzerine.
Ve der ki: (Ya Muhammed,
muntazırım emrine.)
O zaman Resulullah,
Cehennemi tutarak,
Arş’ın soluna koyup,
mahşerden eder ırak.
Onun bu şefkatini
görünce ehl-i mahşer,
Bunu, birbirlerine
söyleyip müjdelerler.
Zira buyuruyor ki
Kur'anda cenab-ı Hak:
(Gönderdik âlemlere,
seni rahmet olarak.) |