|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Resulullahın şefaati
Mahşer günü insanlar,
Resullere müracat,
Ederek, her birinden
isterler bir şefaat.
Lakin havale eder her
biri, diğerine.
En son Habibullaha
gelirler onlar yine.
Peygamber Efendimiz,
buyurur: (Ey cemaat!
Rabbim izin verirse, ben
ederim şefaat.)
Sonra kalkıp, izzetle
Arş-ı a’laya varır.
Orada, (bin sene)lik
bir secdeye kapanır.
Rabbini, bir mükemmel
eder ki hamd ve sena,
Bu, nasip olmamıştır
Ondan gayri insana.
O an, ehl-i mahşerin pek
fenadır halleri.
Anlatmak mümkün olmaz
çekilen zahmetleri.
Çoklarının dünyada
sarıldıkları mallar,
O gün, boyunlarında
birer halka olurlar.
Kim deve zekatını
vermemiş idi ise,
Boynuna, bir deveyi
yüklenmiştir o kimse.
Ve her kim vermemişse,
tarlasının uşrunu,
Yüklenir o da o gün o
yerin mahsulünü.
Yüklendikleri şeyler,
öyle ağırlaşır ki,
Boyunları üstünde (büyük
dağ) olur sanki.
Onların feryatları öyle
artar ki hatta,
Sanki (gök gürlemesi)
gibi olur adeta.
(Vâ veylâ! Vâ sebûrâ!)
diye feryat ederler.
Onların figanına,
dayanmaz yer ve gökler.
Ticaret eşyasıyle, altın
ve gümüşün de,
Zekatını vermeyen, çok
pişmandır o günde.
Zira zekatlarını
vermediği o mallar,
Koca bir (yılan) olup,
boynuna dolanırlar.
(Değirmen taşı) gibi
ağırlık, zahmet verir.
O kimse feryat edip,
bağırır ki: (Bu nedir?)
Melekler cevap verip,
derler ki: (Bu, dünyada,
Zekat vermediğiniz
mallardan oldu peyda.)
Bazıları vardır ki,
avret mahallerinden,
Kan, cerahat ve irin
akar mütemadiyen.
Tahammülü imkansız pis
kokuları vardır.
Bunlar da, zina yapan
erkek ve kadınlardır.
Bir kısmının dilleri,
sarkmış göğüslerine.
İftira edenler dir
bunlar da birbirine.
Bazısının da karnı,
yüksek dağlar gibidir,
Bunlar da, faiz ile mal
alıp verenlerdir.
Peygamber Efendimiz,
secdedeyken, bir anda,
Rabbimiz, Habibine eder
şöyle bir nida:
(Ya Muhammed, başını
kaldır da şefaat et.
İste muradını ki, edeyim
ben icabet.)
Resulullah, başını
secdeden kaldırarak,
Allahü teâlâya arz eder
yalvararak.
Ve der ki: (Ya ilahi,
kulların arasından,
İyi ve kötüleri ayırt et
ki bu zaman,
Rezil rüsvay oldular
günahıyle her biri.
Ve artık bu azaba yoktur
tahammülleri.)
Şefaat muradını böyle
arz ettiğinde,
Derhal kabul edilir Hak
teâlâ indinde.
Cennetin gelmesini
emreder cenab-ı Hak.
Gelir her ziynetiyle
ziynetlenmiş olarak. |