|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
İhlaslı olmak
Hak teâlâ buyurdu:
(Kul, Allah’a ihlasla,
Taatten başka şeyle emr
olunmadı asla.)
Yine buyuruyor ki:
(İhlas, sırrımdır benim.
Dostlarımın kalbine, onu
yerleştiririm.)
Muaz bin Cebel der ki:
(İhlas ile amel et.
Az da olsa, mahşerde
eder sana kifayet.)
Maruf-i Kerhi der ki:
(Ey nefsim, bakma halka.
İhlas ile amel et,
kurtulursun mutlaka.)
Ebu Süleyman der ki:
(İhlas ile bir adım,
Atana müjde olsun, budur
benim muradım.)
Bir âlim de diyor ki:
(Niyet etmek ihlasla,
O işin kendisinden
müşkildir daha fazla.)
Rüyada sordular ki
büyüklerden birine:
(Hak teâlâ ne yaptı
senin amellerine?)
Buyurdu: Allah için
yapmışsam her ne amel,
Onların hiç birine,
gelmemiş asla halel.
Bir yoldan, ihlas ile
aldığım bir taş vardı.
O bile, mizanımın sevap
tarafındaydı.
Fakat buna mukabil, bin
altın değerinde,
Verdiğim sadakayı,
göremedim yerinde.
Dedim ki: (Ya ilahi,
sebep ne, bilmiyorum.
O hayrım, mizanımda
yoktur, göremiyorum.)
O sırada gaibden geldi
ki şöyle nida:
(Gönderdiğin yerdedir,
ne ararsın burada!)
Hemen hatırladım ki,
verirken o şeyi ben,
Birisi görmüştü de,
sevinmiştim içimden.
Süfyan-ı Servi der ki:
(İşlediğin bir işin,
Aleyhinde değilse,
nimettir senin için.)
Biri de, cihad için,
ihlasla gitti harbe.
Bir kimseyi gördü ki,
satıyor ucuz heybe.
Dedi ki: (Şu heybeyi, bu
fiyata alayım.
Filan yerde satarak,
para da kazanayım.)
Onu aldı ise de, rüya
gördü o gece.
Baktı ki, iki melek yere
indi hemence.
Birisi, diğerine dedi
ki: (Bu gaziler,
Allah için cihada
ederler seyr-ü sefer.
Tek tek isimlerini
yazıver her kişinin.
Ve not et ki: Cihada
giderler Allah için.
Ve lakin filan adam,
giderse de cihada,
Onun bu niyetine,
karışıyor riya da.
Çünkü desinler diye ve
gösteriş olarak,
Gidiyor ki, bu hali
beğenmez cenab-ı Hak.)
Sonra onu gösterip, dedi
ki: (Şu kimse de,
Ticarete gidiyor,
kendisi bilmese de.)
O bunu işitince, dedi
ki: (Ey melekler!
Ben dahi Allah için
ederim seyr-ü sefer.)
Melek dedi: (Ey filan,
niyetin madem iyi,
Ne için satın aldın
öyleyse o heybeyi?)
O kimse ağlayarak, dedi
ki ona tekrar:
(Bunu ilerde satıp,
edecektim biraz kâr.)
O melek, diğerine dedi
ki: (Yaz öyleyse.
Bu, önce Allah için yola
çıktı ise de,
Yolda, satın almıştır
bir heybeyi, kâr için.
Allah nasıl isterse,
öylece hükmeylesin.)
O kimse uyanınca, anladı
hatasını.
Silip attı kalbinden
para ve kâr faslını.
Bunun için büyükler,
şöyle buyurmuşlardır:
(Yalnız halis işlerden
insana fayda vardır.) |