|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Talebesi yanında âlim,
ümmeti arasında
Peygamber gibidir.
(Hadis-i şerif)
Can verme acısı
İmam-ı Gazali'nin,
İhya-yı ulum’unda,
Şöyle buyurmaktadır (can
verme) hususunda:
Can verme'nin acısı öyle
şiddetlidir ki,
Başka bütün acılar, ona
göre nedir ki?
Bir kimsenin önünde,
yalnız bu olsa şayet,
Dünyada hiçbir şeyden
alamaz tad ve lezzet.
Bir kimse düşünse ki,
çok zalim, gaddar biri,
Her an için, evinden
girebilir içeri.
Hatta vurup bir şeyle,
kendisini öldürür.
O kimse, her an için
ancak bunu düşünür.
Ve asla bu korkuyla
yatamaz, uyuyamaz.
Yediği yemekten de
hiçbir lezzet alamaz.
Hatta yemek yiyemez,
bunun düşüncesinden.
Yatıp uyuyamaz da, ölüm
endişesinden.
Ölüm de, her an için
gelebilir herkese.
Hatta ecel, herşeyden
yakındır daha bize.
Ayrıca can vermenin
öyledir ki şiddeti,
Yoktur onun yanında,
başka şeyin kıymeti.
Yetmiş kılıç darbesi
vurulsa da birine,
Can verme acısının
yanında hiçtir yine.
Susuyor görünse de, can
çekişen bir insan,
Tükendiği içindir takati
o acıdan.
Çünkü o şiddet ile,
çekilir el ve ayak.
Bunun ne olduğunu,
tadanlar bilir ancak.
Resulullah, gitmişti bir
hastanın yanına.
Gördü ki, onun ruhu
dayanmış boğazına.
Buyurdu: (Ben
bilirim, bunun ne
olduğunu.
Damarları içinden
çekiyorlar ruhunu.)
Hazret-i Ali dahi
buyurdu ayriyeten:
(Bana, kılıç darbesi
kolaydır can vermekten.)
Peygamberlerden biri,
bir gün bir kabristanda,
Gelip durdu, herhangi
bir mezarın yanında.
Allahü teâlâya yalvardı
ki o vakit:
(Ya Rabbi, bu mevtaya
hayat ver, onu dirilt!)
Onun bu duasıyle,
dirilip kalktı hemen.
Dedi: (Buyur efendim,
emriniz nedir benden?)
Ona, ölüm hakkında
sorunca o Peygamber,
Dedi: (Bu büyük işten,
vereyim sana haber.
Öleli, elli sene olduğu
halde bu gün,
Hala unutamadım acısını
ölüm'ün.)
Mümin, ameli ile bazı
derecelere,
Kavuşsa da, eremez daha
da yücelere.
Lakin can acısını
çekince o an insan,
O yüksek dereceler,
edilir ona ihsan.
Bir kâfir de, dünyada
yaptıysa bir iyilik,
Ona da, bu acıdan
verilir bir hafiflik.
Onun karşılığını,
dünyada almış olur.
Ahirette rahmetten,
onlara zerre yoktur.
Teslim eylediğinde Musa
Nebi ruhunu,
Sordu Allah, acının ne
miktar olduğunu.
Dedi: (Sanki içimde,
bir dikenli çalı var.
Onu tutup, ağzımdan
kuvvetle çekiyorlar.
Çalının her dikeni,
takılmış bir yerlere,
Çektikçe, o yerleri
ediyor pare pare.)
İsa Peygamber ise
buyurdu ki bir zaman:
(Bana dua edin de, can
vermem olsun asan.)
Resul-i ekrem dahi dua
etti ki şöyle:
(Ya Rabbi, can vermeyi
bana da kolay eyle.) |