|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Tul-i emel
(Tul-i emel) şudur ki,
dünyayı sevenlerin,
Burada, çok yaşamak
arzusudur zevk için.
Emel ve arzuları, hem
uzun, hem de çoktur.
O, bu emellerinin
ardınca koşup durur.
Kurtulabilmek için insan
tul-i emel’den,
Dünya muhabbetini atmalı
kalpten hemen.
Söküp atmak için de
dünya muhabbetini,
İyi tanımalıdır onun
hakikatini.
Dünyanın içyüzünü
anlarsa biri eğer,
Bunu, kendi nefsine
anlatıp şöyle söyler:
(Ey nefsim, ne ki
Hak’tan uzaklaştırır
seni,
İşte dünya onlardır,
zararlı bil hepsini.
Dinin yasak ettiği haram
ile günahlar,
Bu tarif mucibince,
hepsi dünya olurlar.
Dünyanın zevkleri de,
kısa sürer esasen.
Onlar da, ölüm ile
elinden çıkar zaten.
Dünya gölge gibidir,
önün sıra gider hep.
Gölgesine yetişen bir
kimse var mı acep?
Ey nefsim, sen kaçarsan
eğer dünya malından,
Aksine, dünya senin
koşup gelir ardından.
Dünya, çok vefasızdır,
bir üzüntü, bir sevinç.
Böyle bir yalancıya
insan inanır mı hiç?
Böyle iken, bir mümin,
bırakıp ahireti,
Dünyaya sarılırsa, ne
olur akıbeti?
Bak, ömrün azalıyor,
ölüme gidiyorsun.
Hazırlığın bile yok,
niçin üzülmüyorsun?
Ey nefsim, bu dünyanın
böyledir işte hali.
Niçin hala gezersin
uyur-gezer misali?
Dünyanın bu halini madem
ki biliyorsun,
Peki, tul-i emele niçin
sarılıyorsun?)
Lakin bu tul-i emel,
farklıdır her insanda.
Bazısı (devam üzre)
kalmak ister dünyada.
Böyle istemese de, yine
bazı kimseler,
(Yaşlanıncaya kadar)
yaşamayı isterler.
Bazı müslümanlar da
vardır ki yine fakat,
İstemez bir seneden
fazla sürsün bu hayat.
En çok, (bir sene)
için yapar her hesabını.
Daha ilerisine, hiç
yormaz kafasını.
Bazısı da, (bir gün)ün
bakar hazırlığına.
Ertesi günü bile,
getirmez hatırına.
Bazısı da vardır ki
bunlardan da ileri,
(Bir saat)tır
onların dünya
düşünceleri.
Yine bazıları da vardır
ki müminlerden,
Ölüm'ü, bir an bile
unutmazlar katiyen.
Her insan, kendisini
sanır kısa emelli.
Lakin bu, her insanın
halinden olur belli.
Kim ahiret işine
veriyorsa öncelik,
Ve yoksa gevşekliği
dininde bir zerrecik,
Eğer unutmuyorsa ölüm'ü
kısa bir an,
İşte kısa emelli, böyle
olur bir insan.
Şöyle der ki eshaptan
Huzeyfe hazretleri:
Zaman-ı saadette,
muhakkak her gün biri,
Çıkıp, seslenirdi ki
şöylece: (Ey
insanlar!
Göç için hazırlanın,
ölüm'e az zaman var.)
Hazret-i Ömer’in de
şöyleydi ki adeti,
Her gün, biri, kendine
hatırlatırdı mevti.
O kimse, ücret ile, her
gün gelip bir sefer,
Şöyle seslenirdi ki:
(Öleceksin ya Ömer!) |