ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - İMAM-I GAZALİ (Rahmetullahi Aleyh)

Sen de öleceksin!

 

İmam-ı Gazali’nin halka nasihatında,

Şöyle buyurmaktadır (ölüm, kabir) hakkında:

 

Ölüm, büyük bir iş ve korkunç bir tehlikedir.

Lakin bunu insanlar iyi bilmemektedir.

 

Hatırlasalar bile ölümü ara sıra,

Fazla tesir etmiyor gafletten insanlara.

 

Öyle dalmışlardır ki, dünya meşgalesine,

Başka şey gelmez olmuş malesef kalplerine.

 

Hatta onlar, Allah’ı ansalar da bir müddet,

Lakin hiç alamazlar bundan bir tad ve lezzet.

 

Bundan kurtulmak için çekilip bir kenara,

Şöyle söylemelidir nefsine ara ara:

 

(Ey nefsim, ömür geçti, yakında öleceksin.

Lakin görüyorum ki, sen hala gaflettesin.

 

Sana, hiç bilmediğin karanlık bir dehlize,

Gir deseler, girmezsin, tehlike vardır diye.

 

Halbuki bir gün ölüp, sen de kabre girersin.

Bu, aşağı değildir ondan, iyi bilesin.

 

Eğer uzak görürsen şimdi henüz eceli,

Düşün ani olarak ölüp de gidenleri.

 

Birlikte oturduğun, yiyip içip güldüğün,

Nice tanıdıkların, nerdeler hani bu gün?

 

Düşün o senden önce ölen yoldaşlarını.

Nasıl kara toprağa koydular başlarını.

 

Onlar da, senin gibi yaşarlardı dünyada.

Nasıl ölüp gittiler hiç ummadık bir anda.

 

İşte, nasıl yuttuysa onları kara toprak,

Çok yakında, seni de yutacaktır muhakkak.

 

Mezardaki halini hiç düşünmüyor musun?

Nasıl birbirlerinden ayrılacak her uzvun.

 

Sonra mezarındaki o kurtlar, o böcekler,

Gözlerini, dilini kemirip yiyecekler.

 

Sen o vaziyetteyken, gelirler varislerin. 

Hemen taksim edilir bıraktığın servetin.

 

Hatta hanımın dahi, başkasıyle evlenir.

Bunları göreceksin yakında sen de bir bir.

 

Senden evvel ölenler pişmansa nasıl şu an,

Sen de gaflet edersen, olursun öyle pişman.

 

Halbuki sen onlardan  kaldın da az geriye,

Hala bir ders ve ibret almazsın, acep niye?

 

Her gün görüyorsun da geçen cenazeleri,

Niçin düşünmüyorsun hiç ölüm ve eceli?

 

Zannetme ki onları seyredersin böyle hep.

Bir gün götürmezler mi seni de böyle acep?

 

Ey nefsim uyan artık, ömrün sona geldi bak.

Az daha yaşasan da, öleceksin muhakkak.

 

Bir şey muhakkak ise, onu oldu bilmeli.

O halde uzak değil, yakında bil eceli.

 

Düşün ki, ona göre yapasın bir hazırlık.

Sonsuz bir yolculuğa çıkıyorsun sen artık.

 

Pişman olmamak için yarın Mizan önünde,

Bütün hazırlığını yap ve bitir bu günde.

 

Zira o gün, mahşerde, hesap var her bir işten.

Hesap kötü giderse, kurtulunmaz ateşten.

 

Öyleyse çok oku da öğren ilmihalini.

Ve hemen buna göre düzelt bütün halini.

 

İlim, amel ve ihlas lazımdır önce sana.

Yoksa, kavuşamazsın ahirette ihsana.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan