|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Her geceyi kadir bilin,
herkesi Hızır. Kimin ne
olduğu belli olmaz.
(Kelam-ı kibar)
Ölümü hatırlamak
İmam-ı Gazali’den, (Ölüm)ü
sordu bir zat.
Cevaben o kimseye şöyle
etti nasihat:
Bir mümin bilirse ki
muhakkak ölecektir.
Kabir, Mahşer, Mizanı,
Sıratı görecektir.
Ebedi kalacak yer, ya
Cehennem, ya Cennet.
Ya ebedi bir azap, ya da
sonsuz saadet.
Bunu iyi bilir ve
inanırsa bir kişi,
Ölümü düşünmekten,
olamaz mühim işi.
Nitekim Resulullah
buyurdu: (Aklı olan,
Ölüm'ü hatırlayıp,
hazırlanır durmadan.)
Kim hazırlık yaparsa
mahşer için bu günde,
Cennet bahçesi olur
mezarı öldüğünde.
Ve her kim de ölüm'ü
etmezse hiç tasavvur,
Olur onun kabri de,
Cehennemden bir çukur.
Zira buyuruyor ki
Peygamber Efendimiz:
(Lezzetlere son veren
ölüm'ü yad ediniz.)
Yine ölüm hakkında
buyurdu: (Ey
insanlar!
Ölüm'ü, sizin gibi bilse
idi hayvanlar,
Bir lokmacık yağlı et,
asla yiyemezdiniz.
Zira kederlerinden
olurlardı hiç etsiz.)
Biri sual etti ki
Allah’ın Resulünden:
(Şehidlik rütbesine olur
mu hiç yükselen?)
Cevaben buyurdu ki:
(Kim ölüm'ü, bir günde,
Yetmiş kez hatırlarsa,
şehiddir öldüğünde.)
Yine buyurdular ki
Resulullah bir ara:
(Ölüm, vaiz olarak
kâfidir insanlara.)
Başka gün de, methini
yaptılar bir kişinin.
Buyurdu ki: (Kalbinde
ne vardır ölüm için?)
Dediler ki: (Ölüm'den
bahsetmez hiç o kimse.)
Buyurdu: (İyi adam
değildir öyle ise.)
Bir gün, Resulullaha
sordu biri Ensar’dan:
(En akıllı kimlerdir
acaba insanlardan?)
Buyurdu ki: (Ölüm'ü
en çok yad edenlerdir.
Ve hazırlık yapmakta
acele edenlerdir.)
Bir veli buyurdu ki:
(Kalbim sıkıldığında,
Ölüm'ü hatırlayıp,
rahatlarım anında.)
Ömer bin Abdülaziz,
toplayıp âlimleri,
Ölüm ve ahiretten
konuşurdu ekseri.
O kadar ağlardı ki sonra
da kederinden,
Cenaze çıkmış gibi
olurdu evlerinden.
Hasan-ı Basri dahi
otursaydı bir yere,
Ölüm ve ahiretten
bahsederdi ilk kere.
Hazret-i Aişe’ye sual
etti bir hanım.
Dedi ki: (Kalbim katı,
acaba ne yapayım?)
(Ölüm'ü çok hatırla,
yumuşar)
dedi ona.
Dediği gibi yapıp,
kavuştu muradına.
Rebi bin Heysem dahi,
bir mezar kazdı evde.
Çoğu vakitlerini
geçirirdi o yerde.
Derdi ki: (Az bir zaman
unutsam ölüm'ü ben,
Kalbimin karardığı belli
olur halimden.)
Ömer bir Abdülaziz
buyurdu ki bir zata:
(Ölüm'ü düşünürsen,
kavuşursun rahata.)
Resulullah gördü ki bir
gurup insanları,
Çalıp oynamak ile
geçiyor zamanları.
Yaklaşıp buyurdu ki:
(Siz, bu toplantınızda,
Lezzetleri bozanı
hatırlayın biraz da.)
(O nedir ki?) deyince,
buyurdu ki:
(Ölüm'dür.
O, bütün lezzetleri,
temelinden götürür.)
|