|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Dünyayı tanımak
Ahiret yolcusudur
esasında bu kullar.
Dünya, bir konaktır ki,
burada az dururlar.
Asıl maksat şudur ki bu
dünyada durmaktan:
Hep hazırlık yapılsın
ahirete durmadan.
Bu dünyada, insana iki
şey gereklidir.
Biri kalp, yani (gönül),
ötekisi (beden)dir.
Kalbin asıl gıdası,
Allah sevgisidir ki,
Gıdası verilmezse, ölür
o, kalmaz diri.
Bir gönül, tutulmuşsa
Halık'ından gayriye,
O kalp hasta demektir,
muhtaçtır tedaviye.
Bedeni de koruyup,
beslemek lazım elbet.
Çünkü onunla olur Hakk’a
kulluk ve hizmet.
Lakin lüzumu kadar
uğraşmalı ki buna,
Zira maksat bu değil,
kalp ve ruhtur bir kula.
Bu beden fanidir ki,
akıbet ölecektir.
Lakin ölmez kalp ve ruh,
insan da ruh demektir.
Hacca giden insanın olur
ya bir bineği,
İşte bunun gibidir ruh'a
göre bedeni.
Ne miktar uğraşırsa bu
binekle o yolda,
O kadar uğraşmalı kendi
vücuduyla da.
Hep ona ayırırsa bütün
vakitlerini,
Yolundan geri kalıp,
helak eder kendini.
Zaruri ihtiyaçlar ne ise
beden için,
Bu kadar uğraşması kâfi
gelir kişinin.
Bunlar da (yemek) ile,
(elbise) ve (mesken)dir.
Bunları temin etmek,
elbette ki elzemdir.
Lakin bundan daha çok
harcederse vaktini,
İhmal eder bu sefer,
ruhu ile kalbini.
Halbuki beden değil,
kalp idi gaye asıl.
Cennet nimetlerine,
onunla olur vasıl.
Dünya, devamlı gibi
gösterir kendisini.
Lakin yok olacaktır,
aldatır öyle seni.
Dünya, sana dost gibi
görünürse de şu an,
Halbuki sonra sana
kesilir büyük düşman.
Dünyanın dışı süslü,
taze, güzel sanılır.
Lakin zehirdir içi,
yiyenleri aldatır.
Dünyaya, lüzumundan daha
çok sarılanlar,
Sonunda pişman olup,
hakikati anlarlar.
Kalbi, dünya malına
bağlı ise kulun hem,
Ölürken, daha fazla
çeker acı ve elem.
Onlar, deniz suyunu
içenlere benzer ki,
Tuzlu suyu içtikçe,
çoğalır harareti.
Yandıkça daha içer,
içtikçe daha yanar.
İçe içe ölür de, suya
kanmaz o zinhar.
Bir misafirhanedir bu
dünya esasında.
Yolcunun, gözü olmaz bu
yerin eşyasında.
Çünkü o, muvakkaten
ikamet etmektedir.
Birkaç gün kalıp sonra,
ayrılıp gidecektir.
Bu hanın eşyasına gönül
bağlarsa eğer,
Onlardan ayrılınca,
üzülür, feryad eder.
Lakin hiç göz dikmezse,
hanın eşyalarına,
Ayrılıp gittiğinde,
üzüntü olmaz ona.
Çünkü insan, dünyada
ahiret yolcusudur.
Varacağı yer ise,
dehşetli, korkuludur.
Burada o yer için
yapmazsa bir hazırlık,
Azaplara düşerek,
kendine eder yazık.
Kul, haramdan kaçınıp,
yaparsa farzı eğer,
Azaplardan kurtulup
Cennete duhul eder.
|