|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Nefsi azarlamak
Bu nefs-i emmare ki,
kaçar hep iyilikten.
Koşar kötülüklere,
hoşlanır tembellikten.
Saadete ermeye büyük
engel, kendidir.
Yani kendi gafleti,
kendi cahilliğidir.
Bazan tatlı sözlerle,
nasihat eylemeli.
Bazan de sert söyleyip,
haddini bildirmeli.
Demeli ki: (Ey nefsim,
akıllıyım diyorsun.
Sana ahmak diyene,
darılıp kızıyorsun.
Halbuki senden ahmak kim
var ki şu cihanda,
Ömrünü, boş şeylerle
geçirirsin şu anda.
Sen şuna benzersin ki,
katil olmuş bir adam.
Polisler tarafından
aranıyor durmadan.
Bilir ki, yakalanıp
hemen idam edilir.
O yine zamanını,
eğlenceyle geçirir.
Ey nefsim şunu bil ki,
ecel ani geliyor.
Cennet ve Cehennemden
biri seni bekliyor.
Ne malum biraz sonra
ecelin gelmeyecek?
Bu gün gelmese bile,
elbet bir gün gelecek.
Çünkü ölüm, kimseye,
vakit bildirmemiştir.
Gece gündüz, erken geç
gelirim dememiştir.
Eğer hazır değilsen, ne
için duruyorsun?
Ne ahmaksın ey nefsim,
sana yazıklar olsun!
Senin halin benziyor, şu
çocuğun haline.
Talebedir ve lakin
çalışmaz derslerine.
Zanneder ki, hepsini
öğrenirim bir anda.
Lakin günü gelince,
kaybeder imtihanda.
Eğer hafif görürsen
Allah’ın azabını,
Bir kibrit alevine
yaklaştır parmağını.
Bir zerrecik ateşe, bak,
dayanamıyorsun.
Cehennem ateşini, sen ne
zannediyorsun?
Oradan bir kıvılcım
dünyaya gelse eğer,
Onun hararetinden, bu
dünya erir, biter.
Sonra buyuruyor ki
kitabında Rabbimiz:
(Bazı günahkârlara, biz
azab ediciyiz.)
Bunu bildiğin halde,
kendine gelmiyorsun.
Biraz utan ey nefsim,
sana yazıklar olsun!
Eğer ki (O rahimdir, O
kerimdir) diyorsan,
Affeder ümidiyle, günaha
giriyorsan,
Bil ki, mahluklarına çok
ise de şefkati,
Lakin azabının da, pek
fazladır şiddeti.
Belki diyeceksin ki:
(İnanırım bunlara.
Lakin gelemiyorum fazla
sıkıntılara.)
Fakat bu sıkıntılar, çok
olsa da, nihayet,
Ahiret sıkıntısı yanında
hiçtir elbet.
Eğer dayanamazsan bu az
sıkıntılara,
Nasıl dayanacaksın
mahşerde olanlara?
Bunları bile bile,
günaha giriyorsun.
Kendine gel ey nefsim,
sana yazıklar olsun!) |