|
01
- İMAM-I GAZALİ
(Rahmetullahi Aleyh)
O, Hüccet-ül islam’dı
Büyük islam âlimi,
müctehid ve imamdır.
Her fende söz sahibi ve
hüccet-ül islamdır.
Bu âlim, Tus şehrinin,
Gazal nahiyesinde,
Doğdu, binellisekiz
miladi senesinde.
Yaşı ellibeş iken yine
bu mübarek zat,
Tus’ta, binyüzonbir’de
eyledi Hakk'a vuslat.
İlk defa Tus şehrinde,
başladı tahsiline.
Sonra, Gürcan’a gidip,
ilim aldı üç sene.
Gürcan’dan ayrılıp da,
Tus’a geri dönerken,
Bir gurup yol kesici,
önüne çıktı birden.
Para ve eşyasıyla
birlikte eşkıyalar,
Ders notlarını dahi alıp
uzaklaştılar.
Arkalarından gidip,
yalvardı ki ihlasla:
(O notlar, işinize
yaramaz sizin asla.
Ben o ilimler için,
eyledim terk-i diyar.
Nice sıkıntılara hem de
oldum giriftar.
Üç senede topladım, hem
de o ilimleri.
Ne olur, o notları
almayın, verin geri.)
Eşkıyanın reisi, o
notları vererek,
Şöyle dedi İmam’a, biraz
gülümseyerek:
(Bu nasıl ilimdir ki,
bağlıdır bu notlara?
Peki nasıl maliksin sen
bu malumatlara?
Bunlar elden gidince,
boş bulursan kendini.
Nasıl iddia edersin,
bunları bildiğini?)
Eşkıyanın bu sözü, ona
çok etti tesir.
Gidince, o notları
ezberledi hep bir bir.
Sonra da, Nişabur’da
tahsile etti devam.
Bilcümle ilimleri
öğrenip, etti tamam.
Selçuklu devletinin
veziri Nizamülmülk,
Duydu ki, Nişabur’da bir
âlim var, çok büyük.
Bağdat’a davet etti
acele kendisini.
Verdi ona medrese baş
müderrisliğini.
Bu günkü tabir ile,
Nizamiye adında,
Bir üniversiteye rektör
oldu anında.
O devrin âlimleri, cümle
erkân ve eşraf,
İlmî üstünlüğünü hep
ettiler itiraf.
O zaman Avrupa’da vardı
ki filozoflar,
Dünyayı, tepsi gibi düz
zannederdi onlar.
İmam, müsbet ilimle
reddedip derhal bunu,
İsbat etti düz değil,
yuvarlak olduğunu.
Akıllı zannedilen, o pis
filozofların,
Allah’ı inkâr eden, o
sefih insanların,
O iddialarını çürüterek
evvela,
Ahmak olduklarını isbat
etti pekala.
Felsefe dedikleri,
gülünç bilgilerini,
İlim ile nakzedip, rezil
etti hepsini.
Bunun için Gazali, bir
filozof değildir.
O, dinde bir müctehid,
bir islam âlimidir. |