ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

81 - İKRİME BİN EBU CEHİL (Radıyallahü Anh)

Resulullah affetti

 

Peygamber Efendimiz, fethedince Mekke’yi,

Küffardan, ismi ile saydı altı kimseyi.

 

Buyurdu ki: (Bunları nerede görürseniz,

Asla aman vermeden, hemence katlediniz.)

 

Bunlardan biri dahi, İkrime’ydi o zaman. 

O bunu öğrenince, Mekke’den kaçtı o an.

 

Yemen’e gitmek için bindiyse de gemiye,

Gemisi, fırtınadan girdi bir tehlikeye.

 

Dedi ki: (Boğulmaktan kurtulursam ben bugün,

Gidip, ayaklarına düşeceğim Resul'ün.)

 

Az sonra dindi rüzgar, erdiler selamete.

İkrime’nin sevgisi arttı islamiyet’e.

 

Hanımı Ümmü Hakim, Mekke’nin fethi günü,

İnanıp, gördü sonra Allah’ın Resulü'nü.

 

Dedi: (Ya Resulallah, verirsen şayet izin,

Senden eman isterim kocam İkrime için.)

 

Buyurdu ki: (Pekala, ben ona verdim eman.

Taarruz eylemesin ona bir ehl-i iman.)

 

Ümmü Hakim, Resulden alınca bu müjdeyi,

Derhal geldi Yemen’e ve buldu İkrime’yi.

 

Dedi ki: (Ey İkrime, Peygamber-i zişandan,

Senin için kurtuluş emanı aldım şu an.

 

Zira O, çok yumuşak, çok cömert, çok kerimdir.

O, herkese şefkatli ve çok merhametlidir.)

 

İkrime ısınmıştı islama daha önce.

Daha çok duygulandı bunu da öğrenince.

 

Dedi: (Ya Ümmü Hakim, gidelim hemen bu gün.

Varıp, ayaklarına kapanayım Resul'ün.)

 

Büyük sabırsızlıkla vardı Mekke şehrine.

Girdi Resulullahın mescid-i şerifine.

 

Resulullah, kapıda görünce İkrime’yi,

Ayakta karşılayıp, kucaklaştı hem dahi.

 

Resulullah, çok memnun oldu bu hadiseye.

Oturup, ona dahi emretti (Otur!) diye.

 

Resul'ün emri ile oturdu diz üzeri.

Dedi: (Ya Resulallah, o müjdeli haberi,

 

Alır almaz, Yemen’den huzura koştum o an.

Duyduğum doğru mudur, verdin mi bana eman?)

 

Buyurdu ki: (Doğrudur, benim emanımdasın.

Emrettim, artık sana hiç kimse dokunmasın.)

 

Dedi: (Ya Resulallah, geçmişten ta bugüne,

Yaptığım hataların pişmanım her birine.

 

Şimdi ben inandım ki, mabud, Allah’tır ancak.

Ve O vardır sadece ibadet olunacak.

 

Sen dahi, o Allah’ın kulu ve Resulü'sün.

Bize sen, hep iyilik, hep hayır söylüyorsun.)

 

Buyurdu: (Ya İkrime, tamam oldu imanın.

Ve kâmilen affoldu önceki hataların.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan