|
81 -
İKRİME BİN EBU CEHİL
(Radıyallahü Anh)
Resulullah
affetti
Peygamber Efendimiz,
fethedince Mekke’yi,
Küffardan, ismi ile saydı
altı kimseyi.
Buyurdu ki: (Bunları
nerede görürseniz,
Asla aman vermeden,
hemence katlediniz.)
Bunlardan biri dahi,
İkrime’ydi o zaman.
O bunu öğrenince,
Mekke’den kaçtı o an.
Yemen’e gitmek için
bindiyse de gemiye,
Gemisi, fırtınadan girdi
bir tehlikeye.
Dedi ki: (Boğulmaktan
kurtulursam ben bugün,
Gidip, ayaklarına
düşeceğim Resul'ün.)
Az sonra dindi rüzgar,
erdiler selamete.
İkrime’nin sevgisi arttı
islamiyet’e.
Hanımı Ümmü Hakim,
Mekke’nin fethi günü,
İnanıp, gördü sonra
Allah’ın Resulü'nü.
Dedi: (Ya Resulallah,
verirsen şayet izin,
Senden eman isterim kocam
İkrime için.)
Buyurdu ki: (Pekala,
ben ona verdim eman.
Taarruz eylemesin ona bir
ehl-i iman.)
Ümmü Hakim, Resulden
alınca bu müjdeyi,
Derhal geldi Yemen’e ve
buldu İkrime’yi.
Dedi ki: (Ey İkrime,
Peygamber-i zişandan,
Senin için kurtuluş emanı
aldım şu an.
Zira O, çok yumuşak, çok
cömert, çok kerimdir.
O, herkese şefkatli ve çok
merhametlidir.)
İkrime ısınmıştı islama
daha önce.
Daha çok duygulandı bunu
da öğrenince.
Dedi: (Ya Ümmü Hakim,
gidelim hemen bu gün.
Varıp, ayaklarına
kapanayım Resul'ün.)
Büyük sabırsızlıkla vardı
Mekke şehrine.
Girdi Resulullahın mescid-i
şerifine.
Resulullah, kapıda görünce
İkrime’yi,
Ayakta karşılayıp,
kucaklaştı hem dahi.
Resulullah, çok memnun
oldu bu hadiseye.
Oturup, ona dahi emretti
(Otur!) diye.
Resul'ün emri ile oturdu
diz üzeri.
Dedi: (Ya Resulallah, o
müjdeli haberi,
Alır almaz, Yemen’den
huzura koştum o an.
Duyduğum doğru mudur,
verdin mi bana eman?)
Buyurdu ki: (Doğrudur,
benim emanımdasın.
Emrettim, artık sana hiç
kimse dokunmasın.)
Dedi: (Ya Resulallah,
geçmişten ta bugüne,
Yaptığım hataların
pişmanım her birine.
Şimdi ben inandım ki,
mabud, Allah’tır ancak.
Ve O vardır sadece ibadet
olunacak.
Sen dahi, o Allah’ın kulu
ve Resulü'sün.
Bize sen, hep iyilik, hep
hayır söylüyorsun.)
Buyurdu: (Ya İkrime,
tamam oldu imanın.
Ve kâmilen affoldu önceki
hataların.)
|