|
80 -
NUMAN BİN MUKARRİN
(Radıyallahü Anh)
Nihavend
zaferi
Peygamber Efendimiz,
göçünce bu dünyadan,
Kavimler, üçer beşer
mürted oldu her yandan.
Zamanın halifesi, bu fitne
ateşini,
Söndürmek gayesiyle
topladı askerini.
Hazret-i Numan’ı da, bir
bölük asker ile,
Gönderdi Nihavend’e
küffarın üzerine.
O gün islam askeri,
otuzbin kişi vardı.
İran ordusu ise yüzellibin
kadardı.
Numan ibni Mukarrin,
kâfirleri görünce,
Yüksek bir seda ile bir
tekbir aldı önce.
İslam ordusu dahi, tekbir
aldı peşinden.
Yer ve gök inliyordu o gün
tekbir sesinden.
Cuma günü gelince, Numan
ibni Mukarrin,
Dedi: (Ey mücahidler şimdi
beni dinleyin.
Allah rızası için çıktık
biz bu sefere.
Niyeti düzeltirsek,
ulaşırız zafere.)
Sonra dua eyledi kaldırıp
ellerini:
(İlahi, mahcub etme şu
islam erlerini.
İhsan et ordumuza zaferi
neticede.
Bana da, şehadeti nasib
eyle bu cenkte.)
Onun bu duasını dinleyen
mücahidler,
Hep birden yüksek sesle
(Âmin! Âmin!) dediler.
Dedi: (Ey gazilerim, beni
takib eyleyin.
Sancağı sallayınca,
küffara hamle edin.
Birimiz attan düşer, şehid
olursa ya da,
Yanında toplanmayın, devam
edin cihada.
Velev ki ben olsam da, o
düşüp şehid olan,
Yine siz, cenginize devam
edin durmadan.)
Böyle deyip, sancağı
sallayınca dört yana,
Mücahidler, ok gibi hücum
etti düşmana.
Çetin bir muharebe
başlamıştı ki o an,
En önde çarpışırdı yine
Hazret-i Numan.
Fakat o savaşırken, bir
ara birdenbire,
Bir düşman mızrağıyle
atından düştü yere.
Numan yere düşünce,
Huzeyfe ibni Yeman,
Sancağı ondan kapıp,
hücuma geçti o an.
Kâfirlerin başkanı,
Firuzan da o ara,
Bir kılıç darbesiyle
geberip gitti Nar’a.
Askeri bunu görüp, bozuldu
moralleri.
Kimi orda toplandı, kimi
de kaçtı geri.
Allah’ın yardımıyle
erişildi nusrete.
Uğramıştı kâfirler büyük
bir hezimete.
Ne zaman ki müminler,
zafere ulaştılar,
Yerde yatan Numanın yanına
koşuştular.
En son nefeslerini
alıyordu o zaman.
Dediler: (Zafer bizim,
müsterih ol ey Numan!)
Öğrenince son anda bu
zafer haberini,
Rahatça içiverdi şehadet
şerbetini.
|