ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

78 - HUBEYB BİN ADİY (Radıyallahü Anh)

Muradım şehidliktir

 

Lityanoğullarının hiylesine uğrayan, 

Sahabeden sekizi, şehid oldular o an.

 

Hubeyb bin Adiy ile, bir de Zeyd bin Desinne,

İkisi esir düştü müşriklerin eline.

 

Resulullah, onları, dini öğretmek için,

Lityanoğullarına göndermişti ve lakin,

 

İhanet eylediler kâfirler pusu kurup.

Saldırdılar bunlara, kalabalık bir gurup.

 

İkiyüz kişi olup, hepsi okçu idiler.

Müminlere seslenip, (Teslim olun!) dediler.

 

On sahabi dedi ki: (Hiç teslim olmayız biz.

Gelin de dövüşelim varsa cesaretiniz.)

 

Arslan gibi dövüşüp, şehid oldu sekizi.

Nihayet esir düştü geri kalan ikisi.

 

Mekke’ye götürdüler bunları o hainler.

Çok sevindi bu işe, Mekke’deki kâfirler.

 

İntikam hırsı ile, yanıyorlardı zira.

Hepsi diş biliyordu bütün müslümanlara.

 

Bedir ile Uhud’da, yakın akrabaları,

Ölenler, fırsat bilip satın aldı onları.

 

Maksat, bu ikisini öldürüp bir an önce,

O intikamlarını almak idi böylece.

 

Lakin haram aylarda bulunuyorlardı tam.

O aylarda savaşmaz, öldürmezlerdi adam.

 

Bekleyip, haram aylar tamamen geçsin diye.

Hapsettiler onları, ayrı birer hücreye.

 

Nihayet günler geçti ve çıktı haram aylar.

O iki sahabiyi hücrelerden aldılar.

 

Ve iki darağacı kurdular bir meydanda.

Müşrikler, seyir için toplandılar o anda.

 

Hubeyb’i asarlarken, dedi ki: (Durun biraz.

Önce eda edeyim iki rekat bir namaz.)

 

Daha sonra bağlayıp, onu darağacına,

Dediler: (Dön dininden, kıyma tatlı canına.)

 

Buyurdu ki: (Vallahi asla dönmem dinimden.

Dünyayı verseniz de, vazgeçmem bu fikrimden.)

 

Dediler ki: (Ey Hubeyb, cevap ver şu suale.

Seni, Peygamberiniz sokmadı mı bu hale?

 

Şimdi senin yerinde, O olsa idi eğer,

Daha iyi olurdu değil mi, bir cevap ver.

 

Eğer ki evet dersen, ölümden kurtulursun.

Ve şimdi eve gider, rahatça oturursun.)

 

Buyurdu: (Ben, değil ki Onun asılmasını,

İstemem ayağına bir diken batmasını.

 

Razı olmam zerrece bir zarar gelsin Ona.

Yüzbin canım olsa da, feda olsun yoluna.

 

Korkmam Onun uğrunda işkenceden, ölümden.

Muradım şehidliktir zira can-ü gönülden.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan