ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

73 - HANZALA BİN EBİ AMİR (Radıyallahü Anh)

Melekler yıkadı

 

Medine’li Eshaptan, muhterem bir sahabi.

(Gasil-ül melaike) lakabının sahibi.

 

Resulullah, islamı tebliğ ettiği zaman,

Hiç tereddüt etmeden, severek etti iman.

 

Ne zaman ki yapıldı Bedir muharebesi,

Henüz genç ve bekardı o günlerde kendisi.

 

Lakin bir müddet sonra, Abdullah bin Übey’in,

Kızı Cemile ile nikahı oldu bir gün.

 

Bir hafta sonra dahi, olacaktı düğünü.

Hem de Uhud savaşı vardı ertesi günü.

 

Nihayet düğün olup, gerdeğe girdiğinde,

Bambaşka bir heyecan vardı onun içinde.

 

O, yarın yapılacak cengi düşünüyordu.

Büyük sabırsızlıkla yarını bekliyordu.

 

Hele şehid olursa, ne büyük saadetti.

O, gerdek gecesinde hep bunu hayal etti.

 

Sabahleyin kapıldı birden bir endişeye.

Ya savaşa vaktinde yetişemezsem! diye.

 

Kılıcını kaparak, acele çıktı evden.

Ve lakin gusletmeyi unuttu aceleden.

 

Resulullah safları düzelttiği zamanda,

O da koşup, süratle safa girdi son anda.

 

Gönlünde şehid olmak arzusu yatıyordu.

Bu arzusu, gitgide daha da artıyordu.

 

Müşriklerin ordusu bozuldu çok geçmeden.

Hep birden kaçışmaya başladılar bu cenkten.

 

O sırada küffardan Şeddad bin Esved adlı,

Bir kâfir, Hanzala’yı sırtından mızrakladı. 

 

Kanları fışkırırken o mızrağın yerinden,

İkinci mızrağını sapladı yine birden.

 

Bu ikinci darbeyle, yıkılıp düştü yere.

Şehadet şerbetini içmiş oldu bu kere.

 

Allah’ın Sevgilisi, bu cengin sonrasında,

Buyurdu ki: (Ben bugün, yerle gök arasında,

 

Hanzala'yı gördüm ki, etrafında melekler,

Onu, Cennet suyuyla yıkayıp gaslederler.)

 

Sahabeden biri de, dedi: (Gördüm ben dahi.

Hanzala'nın başından su damlardı Vallahi.)

 

Resul'ün emri ile, zevcesi Cemile’ye,

Soruldu hadisenin hikmeti nedir? diye. 

 

Dedi: (Düğün gecesi, o, başka âlemdeydi.

Ertesi gün olacak cengin hevesindeydi.

 

Harbe yetişemezsem halim ne olur? diye,

sabahleyin erkenden düştü bir endişeye.

 

İşte bu heyecanla geçirdi o geceyi.

Acele evden çıkıp, unuttu gusletmeyi.)

 

Böyle yüksek idiler işte Eshab-ı kiram.

Onların gayretiyle, ulaştı bize islam.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan