|
70 -
ES'AD BİN ZÜRARE
(Radıyallahü Anh)
Hepsi biat
ettiler
Es'ad bin Zürare’nin
konuşmasından sonra,
Abdullah bin Übade hitab
etti onlara.
Dedi: (Ey Hazrec’liler,
Resul'ü ne için siz,
Kabul ettiğinizi iyi bilir
misiniz?)
Onlar, (Evet, biliriz)
cevabını verdiler.
O, sözüne devamla dedi:
(Ey Hazrec’liler!
Sizler Onu hem sulhta, hem
savaş zamanında,
Koruyacak mısınız her
tehlike anında?
Mallarınız zarara girse de
tam olarak,
Ve akrabalarınız olsa da
cümle helak,
Sevgili Peygamberi, eğer
ki yardımcısız,
Bırakacak iseniz, şimdiden
bırakınız.
Böyle yapar iseniz,
biliniz ki elbette,
Helake uğrarsınız dünya ve
ahirette.)
O böyle söyleyince,
bilcümle Hazrec’liler,
Hepsi de, ittifakla onu
tasdik ettiler.
Dediler ki: (Vallahi biz
Peygamberimizi,
Hiç yalnız bırakmayız,
öldürseler de bizi.
Mal ve can bakımından
olsak da hayli mağdur,
Ondan ayrılamayız, ölmek
var, dönmek yoktur.)
Bu sözleri, cümlesi kabul
etti gönülden.
Allah’ın Resulü'ne söz
verdiler o günden.
Ve Es'ad bin Zürare dedi
ki ilk olarak:
(Ben, Allah ve Resule söz
veririm ki mutlak,
Onu koruyacağım her zaman
mal ve canla.
Ve biat ediyorum
Peygamber-i zişanla.)
Müsafeha eyledi o böyle
söyleyerek.
Sonra, diğerleri de biat
etti tek be tek.
Resulullah uğrunda,
böylece o gün onlar,
Hepsi, can ve malını hep
ortaya koydular.
İki de kadın vardı
aralarında, fakat,
Onlar ile, sadece söz ile
oldu biat.
Resulullah, onlardan söz
aldı ki bir daha:
(Bir şeyi şerik, ortak
koşmayınız Allah’a.
Hiç hırsızlık, zina ve
iftira etmeyiniz.
Kız çocuklarınızı asla
öldürmeyiniz.
Yalan söylemeyin ki,
kerihtir bu da gayet.
Ve hayırlı işlere etmeyin
muhalefet.)
Onlar, Resulullahla
ederken o gün biat,
Akabe tepesinden geldi
şöyle bir feryat:
(Ey Kureyş, Muhammed ve
Medine’li müminler,
Sizinle savaş için
ittifaka girdiler.)
Resulullah buyurdu:
(Duyduğunuz bu feryat,
Akabe şeytanıdır,
eylemeyin iltifat.)
Sonra o müminlere, bunu
müteakiben,
Buyurdu: (Yerinize
dönünüz şimdi hemen!)
Medine’den Resul'ün yanına
gelmek ile,
Onlar Muhacirinden oldular
böylelikle.
|